Logo

Logo

16 Mart 2024 Cumartesi

Endülüs & Portekiz turundan geriye kalanlar... (Part 3)

2024 yılının ilk sabahına uyandıktan sonra otelde aldığımız kahvaltı sonrası Ronda'yı keşfetmek üzere yola çıktık. Ronda, Emeviler'in yarımadadan çekilirken İspanyollara en son teslim ettikleri kale olma özelliğini taşıyor. Bu nedenle hem İslam hem de Hristiyan dinlerinin etkisi altında kalmış izler barındırıyor. Kireç taşından dik bir yarığın iki tarafında büyük bir kayalığın üzerinde kurulmuş ve dünyanın en eski boğa güreşi arenasının bulunduğu tipik bir beyaz Endülüs köyüdür. Burada ilk matador Pedro Romero'nun heykelini görmeniz mümkün. Geleneklere göre boğa matadoru öldürdüğünde annesi de katlediliyormuş. Bu arada Endülüs'ün en önemli yemeğinin 4 saat kısık ateşte pişirilen boğa kuyruğu olduğunu biliyor muydunuz? Ronda da aynı zamanda İspanya'da profesyonel askerlik eğitimi veriliyor. Kentte Güzellik Caddesi'nde dolaştığınızda bir anda köklü ailelerin malikhanelerine rastlıyorsunuz. Ronda'dan sonra Setenil de las Bodegas'a ilerledik. Burası da beyaz boyalı evleri ile kayalıklarla bir bütün oluşturacak şekilde inşa edilmiş binaları ile göz kamaştıran İspanya'nın şirin güney kasabalarından biri.

Akşam saatlerine doğru soluğu tekrardan Sevilla'da aldık. Şehir merkezini turladığınızda karşınıza Kristof Kolomb'un gömüldüğü yer olması nedeniyle özel bir öneme sahip olan Sevilla katedrali çıkıyor. Katedralin çan kulesi Giralda 1987 yılında UNESCO tarafından dünya mirası ilan edilmiş. Dünyada halen kullanılan kraliyet sarayları arasında en eskisi olan ve 13. yüzyılda inşa edilmiş Alcazar ve kentin en önemli turistik bölgelerinden biri olan Santa Cruz (orta çağ döneminde şehrin Yahudi azınlığının yaşadığı yer) Sevilla'da görülmeye değer diğer noktalar. Rehberimizin anlatımına göre Sevilla'daki insanlar çalışmaktan ziyade eğlence düşkünlükleriyle biliniyorlarmış. Bizlerde tur katılımcıları olarak bunun hakkını verebilmek ve yerinde deneyimlemek için Flamenco dans gösterisini Sangria'larımız eşliğinde izleme fırsatını yakaladık.


3 Mart 2024 Pazar

Koçluk yolculuğunun başlangıcı

Yıllardan bu yana hedeflediğim profesyonel koçluğa ilk adımı sonunda 3 hafta önce atabildim. Şirketimin de teşvik etmesiyle birlikte 21 birbirinden değerli katılımcı arkadaşla birlikte ADLER bünyesinde sertifika programının ilk modülünü tamamladım. Burada daha bir kaç ay önce aynı çatı altında ve İK ekibinde bulunan Esra arkadaşım ile yollarımın kesişmesi de hoş bir tesadüf oldu. 5 gün boyunca eğitmenlerimiz Ayşe hanım ve Ahmet bey ikilisi uyumlu ve bilge tarzlarıyla modülün öğrenim dolu ve verimli geçmesini sağladılar. Asistanlarımız Büşra ve Sema'da varlıklarıyla hayatımızı kolaylaştırdılar. İlk gün herkese programdan beklentileri sorulduğunda kendimce koçlukta ihtiyaç duyulacak araç çantasını zenginleştirmenin yanı sıra bunları pratik ve alıştırmalarla pekiştirmek istediğimi dile getirmiştim.

Nitekim danışanın değerlerini yakalamak için "Zirve deneyimi", "ICA" tekniği ile görüşme boyunca eşlik edilmesi, karar verme için iç görü aşamasında seçim çarkının kullanılması, "evet ama" yargılayıcı zihniyet tutumundan "ya olsa" ile olasılıklar diyarına olumlama yapılması, yaşam çarkı ile bütünsel bir farkındalık kazandırılması ve "LIVE" metoduyla yaşam amacının keşfi için düşündürülmesi gibi yöntemleri öğrenme ve deneyimleme imkanını yakaladım. Koçun danışanına mevcut durumdan planlanan hedefe giden yolda kolaylaştırıcı kimliği ile çözümün danışanda var olduğunu bilmeyi içselleştirmesi hedefleniyor. Koç süreci yönetirken, danışan değişim ve dönüşümün sorumluluğunu alır. Burada koçun danışanın konusuna odaklanmasından ziyade danışanın duygularının anlaşılması ve ilişkinin yönetilmesi önem arz ediyor. Kendi açımdan aktif dinleme, etkili sorular yönlendirme ve takdir edici yaklaşım gibi koçluk yetkinliklerini sergilemede rahat hissettim.

Programın 4. gününde ekip arkadaşlarımla kurum içi koçluğun sağladığı fırsatlar ve zorluklarını kolektif olarak hazırlık yaptıktan sonra sınıf içerisinde sunduk. Açıkçası benim de kendime koymuş olduğum hedefim ilk etapta programın 2. ve 3. modüllerini tamamladıktan sonra şirket içerisinde koç rolümle de katkı sağlamak yönünde olacak. Bu arada şirket ortamında astın üste ve üstün asta koçluk yapmasının etik açıdan uygun olmayacağını belirtmek isterim. Özel yaşamda da aynı durum yakın arkadaş, eş, çocuk ve kardeş için geçerli. Çoğunlukla etki alanında kalmaya özen gösteren bir kişi olarak yazıma şu sözlerle son vermek isterim: "Hayatın getirdiklerine değil, hayata ne getirdiğine odaklan!"