Logo

Logo

28 Şubat 2021 Pazar

Neden otodidaktizm ve nasıl?

"Dünyada görmek istediğimiz değişim biz olmalıyız" demiş Gandhi. Bir yandan bugünün işlerini, gerekliliklerini hakkıyla yaşarken ve yaparken, bir yandan da gelecek için hazırlanılması ve bir yan yol açılması oldukça önemli. Bu paralel ve çoklu kariyer hattı için de farklı becerileri geliştirip kendimizi yedeklemeyi başarmalıyız. Değişim ve dönüşüm için otodidakt olmanın önemini bu yazımda vurgulamak isterim.

Peki nedir bu otodidaktizm?

Otodidaktlar için bir nevi her yer okul, her şey bilgi ve her deneyim kazanç olarak görülüyor. Bunun yolu da düşünerek, derinleşerek, hazmederek ve kendi kendine öğrenmekten geçiyor. Herhangi bir okula, eğitim sistemine bağlı olmaksızın bireysel çabalarla, araştırmalarla, tartışmalarla, denemelerle ve çalışmalarla öğrenme hali olarak ifade edebiliriz. Otodidaktların ilgisini ve merakını bilinenler değil; özellikle bilinmeyenler, daha ne olabilir'ler, ya olursa'lar çekiyor. Otodidaktların öğrenme tutkuları hiç bir engel tanımıyor ve mazeret kabul etmiyor.

İçinde bulunduğumuz dijital çağ otodidaktizmi kolaylaştırıyor, zorunlu kılıyor, teşvik ediyor ve klasik öğrenme yollarını takviye ediyor.

Neden günümüzde otodidaktizm bu kadar önemli hale geldi?

  • Teknoloji yeni farkındalıkları geliştiriyor. İş ve yaşam biçimleri / alışkanlıkları değişiyor.
  • Öğrenilmesi gereken şeylerin sayısı ve kapsamı hem çok fazla, hem de çok hızlı artıyor.
  • Henüz okulu ve akademik literatürü gelişmeden pek çok konu hayatımıza giriyor. Yepyeni ihtiyaçlar, sorunlar, fırsatlar ve tehditler yaratıyor.
  • Geleneksel eğitim içerikleri, yöntemleri ve araçlarının çoğu kısa sürede işlevsizleşiyor ve yetersiz hale geliyor.
  • Artan hız ve çeşitlilikle bilgiye, uzmana ve kaynağa erişim farklı / çoklu kanallardan olanaklı hale geldi. Dijital kanallardan öğrenme imkanları kolaylaştı, çoğaldı ve ucuzladı. Burada özellikle Udemy, coursera, edX gibi kitlesel açık çevrimiçi kurslar (MOOC) popüler durumda.
  • Klasik kanallardan eğitim almak giderek pahalılaşıyor. Kaliteli eğitimi klasik yöntemlerle almanın maliyeti artarken erişebilme imkanları azalıyor.
  • İnsanlar odaklanmak ve derinleşmek istedikleri alanlar dışında gereksiz şeyleri öğrenmeye çalışarak vakit kaybetmek istemiyorlar. Kısa sürede hedefledikleri konuları öğrenmek istiyorlar.
Peki sizin kendi kendine öğrenme alışkanlığınız nasıl?

21 Şubat 2021 Pazar

T-İnsan olmaya ne dersiniz?

Beni fütürizm kavramıyla tanıştıran dünyanın önde gelen fütüristlerinden Ufuk Tarhan'ın sayesinde Fütürister Derneği'ne dahil oldum. Kendisi aynı zamanda bu derneğin Türkiye'deki kurucu üyelerinden. Ufuk hanım'ın "T-İnsan" adlı başucu kitabı hayatıma ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Geleceği tahmin etmeden ziyade tasarlamayı ve yaşamayı ilke edinmiş bir fütürizm öğrencisi olarak T-İnsan tipi kişilerin geleceğin başarılı insan modelini oluşturacağına yürekten inanıyorum. 

Peki nedir bu T-İnsan'ın altında yatan hikaye?

Bildiğiniz üzere T harfinin hem dikey hem de yatay çizgisi var. T-İnsan'daki T'nin dik bacağını "bir şeyin her şeyini" öğrenmek, bilmek ve paylaşmak oluşturuyor. Bunu derin uzmanlığa sahip olduğunuz bir fonksiyonel / disipliner yetkinlik olarak düşünebilirsiniz. Sürdürülebilir bir kariyer ve iş hayatı için Hollywood modelini (uzun, kalıcı yerine kısa, geçici işbirlikleri) baz alabiliriz. Sette nasıl bir sinema filmi için yönetmeni, oyuncusu, sesçisi, ışıkçısı, dekoratörü, kostümcüsü belirli bir süreliğine bir araya geliyorsa sizlerin de bir işte, bir alanda, bir konuda "en becerikli, işin ehli, konusunun uzmanı" olmanız kilit bir faktör olacak. Bu doğrultuda kendimizi bir konuda, alanda proje gruplarına davet edilecek kadar becerikli kılmamız gerekecek. Bunun için hibritleşerek kendimizden yeni ve daha gelişmiş, güncellenmiş, her daim geçer akçe olabilecek bir biz yaratmamız için hem kolları sıvamamız hem de beynimizi açmaya ihtiyacımız var.

T'nin yatay bacağı ise "her şeyin bir şeyini" öğrenmek, bilmek ve paylaşmaktan geçiyor. Multidisipliner bir anlayışa sahip olup her duruma, gerekliliğe göre yetkinliğinizi kullanabilme becerisi de oldukça önemli. İnsanların dikeyde uzman oldukları (yani en sevdikleri, kendilerini adadıkları) hizmet alanındaki becerilerini yatayda türlü modellerde insanlığın hizmetine sunmaları da başarılı olmalarını sağlayacak.

T-İnsan yaklaşımını pekala bir kişisel farkındalık / öz değerlendirme aracı olarak kullanmamız da mümkün. Bugünkü halinizle sizler T'nin dikey ve yatay tarafına ne / neleri yerleştirirsiniz?

14 Şubat 2021 Pazar

Gençlere kariyer tüyoları (Part 1)

Geçenlerde çalıştığım kurumu temsilen İTÜ Robotik Kulübü'ndeki öğrenci arkadaşlarla online etkinlik çerçevesinde bir araya gelme fırsatını yakaladım. Ağırlıklı olarak ETİ Makine'deki otomasyon ve dijitalleşme faaliyetleri sohbetin gündemini oluştursa da arada İK'ya dair merak edilenler de soruldu. Bu doğrultuda bugün başlayacağım yazı serimde özellikle öğrencilere, yeni mezun olup iş hayatının başında olan gençlere kendi deneyimlerimden yola çıkarak faydalı olabileceğini düşündüğüm bazı kariyer tüyolarında bulunmak isterim. Kısa kısa, hap şeklinde, akılda kalıcı olması ümidiyle...

  • İlişki yönetimi: Anlamlı ilişkiler kurun ve bunlara cömert davranarak sürekli yatırım yapın. Çevrenizdeki insanlara danışın ve tavsiye isteyin. Mutlaka herkesten öğreneceğiniz bir şey vardır. İlişkilerinizde dürüst, samimi ve gerçekçi olun. İnsanlara karşı ilgili olmaya özen gösterin. Unutmayın ki her insanın bir hikayesi var, bunları yakalamak sizin elinizde. Sürekli aynı insanlarla takılmayın, çeşitlilik kazandırın. Amerikalı girişimci John Rohn ne de güzel demiş: "En çok görüştüğün 5 kişinin ortalamasısındır."
  • Kendinizle yarışın: Herkesin bir hayat hikayesi ve yolculuğu var. Her insan kendine özgü ve benzersizdir. Herkese kendisinin özel olduğunu hissettirin. Ne sosyal medyada ne de çevrenizde tanıştığınız insanlarla kendinizi sakın kıyaslamayın. Aklınızda olsun, siz bir işin / serüvenin başındayken onlar sonunda olabilirler. Her daim kendi versiyonunuzun en iyisini hayal ederek hedefler koyun ve yakalamaya gayret gösterin.
  • Yazmanın gücü: Eskiden günlük tutmuş, bugünlerde de blog sahibi ve günün mini değerlendirmelerini not alan bir kişi olarak yazmanın keyfine ve sihirli gücüne inananlardanım. Mutluluklarınızı, üzüntülerinizi yani duygularınızı es geçmeyin ve mutlaka bir yerde yazılı tutun. Bir o kadar yaşamış olduğunuz önemli olaylar ve kişilerin sizde yaratmış olduğu kritik deneyimleri de bir günlüğe not edin.

11 Şubat 2021 Perşembe

Clubhouse - Artıları ve eksileri nedir?

Bir önceki yazımda son günlerin gündemden düşmeyen uygulaması Clubhouse'dan sizlere kısaca bahsetmiştim. Gelin şimdi birlikte bu uygulamanın artılarını ve eksilerini inceleyelim...

Avantajlar

  • Clubhouse esasında Podcast formatlarının geliştirilmiş versiyonu ve piyasada yakın zamanda kabul görmeye başladı. Türkiye'de ilk kullanıcılarından biri olmak için ideal bir dönem. 2020 yılı sonunda ABD'de 10.000 kadar kayıtlı kullanıcısı bulunuyorken artan trendle bugünlerde milyonları aşan kitleye hitap ediyor.
  • Sesli formatlar günümüzde oldukça popüler olmaya aday. Bu doğrultuda Facebook ve diğer sosyal medya mecralarında erişemeyeceğiniz ilişki ağını Clubhouse'da sağlayabilirsiniz.
  • Bir konu özelinde dilediğiniz dilde sohbet odası kurup kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Sahnede olmayı pek benimsemeyen veya video aracılığıyla konuşmaktan hoşlanmayan uzmanlar için Clubhouse doğru adres gibi gözüküyor (dış görünüme, saç bakımına, makyaja dikkat etmeye gerek olmaksızın).
Dezavantajlar
  • Bir sosyal medya uygulaması daha mı? Artık nereye takılacağımızı bilemez olduk. :) Kesinlikle kürasyon yapmamız gerek.
  • Size kimin hangi soruyu yönlendirdiğini takip etmekte güçlük çekebilirsiniz.
  • Henüz beğeni veya alkış gibi doğrudan bir görüşe / yoruma reaksiyon sağlanabilecek imkanlar mevcut değil.
  • Clubhouse'da kayıt opsiyonu yok, her şey canlı ortamda yaşanıyor. Yani Clubhouse'da olan Clubhouse'da kalır. :)
Türkiye'de Clubhouse furyası tüm hızıyla devam ediyor. Davetiyelerin kısıtlı olması nedeniyle karaborsaya şimdiden düşmüş durumda... :)

7 Şubat 2021 Pazar

Clubhouse çılgınlığı

Geçen yıl pandeminin başlamasıyla ABD'de hayatımıza giren Clubhouse adlı sesli sohbet uygulaması yakın zamanla birlikte Avrupa ve Türkiye'de de oldukça popüler bir noktaya geldi. 1 milyar doları aşan piyasa değeriyle Unicorn tanımı yapabileceğimiz Clubhouse'da politikacılar, gazeteciler, sanatçılar ve daha birçok ünlü insana denk gelmeniz mümkün. Şimdiden bazı Clubhouse fenomenleri sivrilmiş durumda. Bir nevi canlı telefon konferansı modunda kullanılan bu uygulamada video opsiyonları yok, yazılı haberleşme yok, yazılı chat yok, yazılı yorum yok. İsteğinize göre bir sohbet odası oluşturup moderatör olabilirsiniz, kendinizi bir tartışmanın içerisinde bulabilirsiniz veya sadece dinleyici olabilirsiniz.

Peki nasıl Clubhouse'lu olabilirsiniz? :)

  • Bugünlerde uygulamaya iOS mobil iletişim sistemi üzerinden ulaşabilirsiniz. Android kullanıcılarının biraz daha beklemeleri gerekecek.
  • Uygulamayı App Store aracılığıyla yükleyebilirsiniz. Kayıt olup kullanıcı isminizi revize edebilirsiniz.
  • Artık bekleme zamanı... Clubhouse dünyasıyla tanışmanız için davet almanız lazım.
  • Uygulamayı kullanmaya başladığınız andan itibaren sizde buraya bir kişiyi davet edebilecek pozisyona geliyorsunuz. Uygulamayı kullanma yoğunluğunuza göre bir nevi ödüllendiriliyorsunuz ve daha fazla insanı davet etme fırsatını yakalıyorsunuz.
Son gelen bilgilere göre Clubhouse meraklıları gün geçtikçe artıyor. Ciddi bir bekleme listesi oluşmuş durumda. Yoksa siz halen Clubhouse dünyasına adım atmadınız mı? :)