Logo

Logo

29 Aralık 2023 Cuma

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 6)

Turumuzun 6. gününde Venedik yolu üzerinde Verona'ya uğradık. Verona kuzey-doğu İtalya'nın en önemli turizm merkezlerinden biri olarak biliniyor. Burada tarihteki en büyük aşk hikayesine konu olmuş Romeo & Juliet'in dillere destan evinin önünde upuzun bir kuyrukla karşılaştık. Şehir meydanında opera festivalinin de düzenlendiği heybetli arena gerçekten göz kamaştırıcı. Kent merkezi dikey mimarisiyle 2. dünya savaşı sonrası inşa edilmiş ve 2000 yılında UNESCO dünya kültür mirası listesine girmiş. Piazza Delle Erbe'de bulunan Dante heykeli ve Lamberta ailesinin kulesi gücü simgeliyor. Adige nehrinin üzerinde bulunan 14. yüzyıldan kalma Castelvecchio köprüsü de değişik mimarisiyle görülmeye değer.

Yaklaşık 1,5 saatlik bir yolculuk sonrası Venedik'teki Tronchetto meydanına ulaştık. Kısa bir vapur seferinin ardından San Marco meydanından itibaren panoramik şehir turuyla devam ettik. Çapkınlığıyla tanınan ve Venedik'te dünyaya gelen Casanova'nın adına faaliyette olan otel burada dikkat çekiyor. Sayısız aşk macerası yaşayan Casanova'nın bunu dilbazlığına ve yemek yapma hünerlerine borçlu olduğu rivayetlerde geçiyor. Kadınların gönüllerini fethetmedeki becerisiyle tanınan Casanova'nın kaynaklara göre 122 kadınla birlikte olduğu belirtiliyor. Labirent gibi dar sokaklarda dolaştıktan sonra arkadaşlarla büyük kanalda Venedik'in sembolü olan gondol turunu yapmamak olmazdı tabi. Hep beraber San Marco meydanında kahve / dondurma molası sonrasında İtalya'daki son gecemiz için otele yerleştik.

Verona & Venedik değerlendirmem; 8,5 / 10






17 Aralık 2023 Pazar

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 5)

5. güne başlarken artık Toskana bölgesine veda etme zamanı gelmişti. Hedefte panoramik Milano şehir turu vardı. Milano İtalya'da yaşamak için en pahalı şehir olarak biliniyor. Ne hikmetse o gün bardaktan boşalırcasına yağan yağmur eşliğinde soluğu İtalya'nın en büyük 2. kilisesi olan Milano Duomo'sunda aldık. Bu görkemli eser yaklaşık 500 yılda tamamlanabilmiş. Dünyanın en ünlü moda mağazalarına ev sahipliği yapan caddede turlarken aynı gün moda gösterileri / defilelerinin sergilendiği "Fashion Week" olduğunun farkına vardım. Öğle yemeğinde rehberimizin tavsiyesiyle girdiğimiz restaurantta enfes bir ton balıklı pizza yedim, gerçekten hakkını verdi. 

Günün 2. yarısında Milano'ya 1 saat uzaklıkta olan Como'ya yolculuğumuz devam etti. Alpler'in eteklerinde uzanan büyüleyici manzarasıyla Lombardiya bölgesinin buzul gölü Como'yu adeta kaplıyor, buradaki göl kasabasında yürüyüş yapmak insana adeta huzur veriyor. Aynı zamanda Hollywood ünlülerinin sayfiye yeri olarak kullanılıyormuş. Ben farkına varamasam da turdaki bazı katılımcılar tepedeki Pigra köyüne ulaşımı sağlayan teleferiğe binmişler ve manzaradan oldukça etkilenmişler. Dünyanın en dik teleferik yolculuklarından birisi olarak kabul ediliyormuş. Bu küçük ve tatlı kasabada serbest zaman sonrası otobüs için belirlenen toplanma noktasına ulaşım aşamasında hafif bir kaybolma paniği yaşamam da kendi adıma tuhaf bir duygu oldu.

Milano & Como değerlendirmem; 7 / 10


10 Aralık 2023 Pazar

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 4)

4. gün sabah kahvaltısı sonrası dünyaca ünlü Portofino kasabasına ulaşmak için Genova iline doğru yola çıktık. Tekneyle rengarenk evlerin çevrelediği Portofino'nun küçük limanına geldik. Marinadaki lüks yatlar hemen dikkat çekiyordu. Dar sokakları ve tepelerdeki kale ile kiliseleri keşfederken insanın içini bu efsane manzara karşısında bir huzur kaplıyordu. Ara ara Türkiye'deki magazin haberlerinde buraya ünlülerimizin zaman geçirmek için geldiklerini duyardım. Nitekim ben bizzat şahit olmasam da tur katılımcısı olan bir arkadaşımız Özge Ulusoy'a denk geldiğini bir fotoyla belgelemiş oldu. Bir ünlü avcısı olarak bu anı nasıl kaçırdım, halen aklım almıyor. :)

Öğle yemeğinden sonra (tercihimi deniz mahsullerinin olduğu spagetti'den yana kullandım) günün ikinci yarısında benim için nostalji olacak ve 10 yıl önce ziyaret ettiğim yerlerden biri olan Pisa istikametine doğru ilerledik. Eğik Pisa kulesi ve içinde Pisa katedrali ve vaftizhanesi ile birlikte bulunduğu "Piazza del Duomo" bölgesi'nin UNESCO Dünya Mirasları listesinde yer aldığını vurgulamakta fayda var. Burada özellikle Alman turistlerin ve öğrenci gruplarının yoğunluğu göze çarpıyordu. Bir çok insan klişe haline gelmiş olan kuleyi itme pozunu vererek fotoğraf çektiriyordu. Nerede kaldı yaratıcılığınız? :) Akşam saatlerinde doğayla iç içe olduğumuz Montecatini'deki otelimizde yine sohbet masamızı kurduk ve çeşitli oyunlarla geceyi renklendirdik.

Portofino & Pisa değerlendirmem; 7,5 / 10


3 Aralık 2023 Pazar

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 3)

Turumuzun Roma etabını da tamamladıktan sonra - ki başkentin hakkını vermek için bir günden çok daha fazla zamana ihtiyaç var - sabah kahvaltısı sonrası Floransa'ya doğru harekat başladı. Rotamızın üzerinde İtalya'nın sanat ve genel tarihinde önemli bir yer edinen ve olağanüstü doğal güzelliklere sahip olan Orvieto'ya uğradık. Antik kent merkezine gidebilmek için teleferik kullandık. Burada yapımı tam 300 yılda tamamlanmış ve Meryem'e adanmış olan dünyanın en önemli barok kilisesi sizi karşılıyor.

2000 yılların başında Fatih Terim'in futbol teknik direktörü olarak fırtınalar estirdiği Floransa'da panoramik şehir turuna koyulduk (rehberimizin ifadesine göre Milan'a transferi sonrası buradaki halk tarafından saygınlığını kaybetmiş). Fatih Terim denince bu aralar fon dolandırıcılığı akla gelse de her daim başarılarıyla futbolun imparatoru olarak anılacağı kesin. Burada bize Floransa'da yaşayan yerel bir rehber kulağa hoş gelen ve nükteli anlatımıyla eşlik etti. Üç meydan ve iki büyük caddeden oluşan şehir merkezinde rönesans döneminden bir çok yapıya hayran kalmamak elde değil. Kapısıyla ünlü vaftizhanenin cennete girişi simgelediği anlatılıyor. Herkül ve Davut heykellerine ev sahipliği yapan Piazza Della Signoria'da meşhur "Hannibal" filminin bir sahnesinin çekildiğini belirtmek gerekir. Hiç kuşkusuz beni en çok büyüleyen Floransa'yı ikiye ayıran Arno nehri ve kuyumcularıyla ünlü Ponte Vecchio köprüsü oldu. Rehberimizin tavsiyesiyle akşam yemeğini tercih ettiğimiz restaurantta ("La Bistecca") sebzeli çorba ve dana bifteği tek kelimeyle enfesti. Rivayete göre divamız Bülent Ersoy'un da İtalya'da favori mekanlarından birisiymiş. Günün sonunda Montecatini'de yerleştiğimiz otelin hem ormanlık alanda bol oksijen sunması, hem de açık alandaki bahçesiyle alkol eşliğinde muhabbet ve karaokeye davetiye çıkarması bonus oldu. 

Floransa değerlendirmem; 9 / 10