Logo

Logo

31 Ocak 2021 Pazar

Sizi ne motive eder?

İş dünyasında motivasyonun önemi yadsınamaz bir gerçek. Araştırmalarda yüksek motivasyonun yansımaları arasında kaliteli işler, başarılı iş sonuçları, kuruma bağlılık, kendi kendine harekete geçme gibi unsurlar bulunuyor. Peki bizleri birey olarak neyin / nelerin motive ettiğini bilmek neden önemli? Kariyerinde daha derin bir anlam bulanlar, günlerinin daha enerjik ve tatmin edici geçtiğini görüyorlar. Dolayısıyla işlerini en büyük neşe ve gurur kaynaklarından biri olarak sayıyorlar. Şunu da belirtmek gerekir ki, iş hayatında en motive olanlar çoğunlukla daha yüksek gelir elde ediyorlar. 

Peki sizleri ne motive eder? Adrian Gostick ve Chester Elton'in kitabına dayanarak her insan 23 temel işyeri itici gücü ile motive oluyor. İnsanlar işyerinde kendilerini neyin mutlu ettiği ile ilgili çok büyük farklılıklar gösterir. Bir kişi için zorlu hedef, heyecan ve para büyük öneme sahipken; başkası için inandığı amaç uğrunda harika bir ekiple çalışmak en başta gelebilir. Hangi motivatörün hangi kimlikte konumlandığını merak ediyorsanız; işte size 5 kimlikli, 23 motivatörlü liste...

  • Başarılılar: Zorlu hedef, kusursuzlaşma, sahiplenme, baskı, sorun çözme
  • Yapıcılar: Başkalarını geliştirme, arkadaşlık, amaç, hizmet, sosyal sorumluluk, takım çalışması
  • Destekleyiciler: Empati, aile, eğlence
  • Ödül odaklılar: Para, prestij, takdir
  • Düşünürler: Özerklik, yaratıcılık, heyecan, etkililik, eğitim, çeşitlilik
"Eğer tutkunuzun ne olduğunu bilmiyorsanız, dünyadaki varoluş sebeplerinizden birinin onu bulmak olduğunun farkına varmalısınız." (Oprah Winfrey)

Bar Psikoloğu konseptine ne demeli?

Bursa'da yaşadığım dönemlerde tesadüfen bir tanıtım posteri aracılığıyla barda psikogösteri adı altında bir etkinlik duyurusu gözüme çarptı. Hmmm, görür görmez ilgimi çekti. Kulağa da farklı geliyordu gerçekten. Demek ki buradaki psikolog terapi salonunda danışanlarını beklemektense kendisi halkın arasına karışıyor dedim kendi kendime. Hem de insanların alkol eşliğinde eğlendikleri bar ortamında sahne alacak olması daha da cezbetti. Harika bir iş modeli değil mi sizce de? :)

Açıkçası 2017'deki ilk bar psikoloğu deneyimimden sonra (ŞARLO Bar / Görükle) 2018'de bu defa Bursa'nın farklı bir mekanında (Hayal Kahvesi / Nilüfer) bir defa daha Ferhat Aydın'ın gösterisinde soluğu aldım. Sansürsüz, mizah dolu, bilime dayalı, interaktif ve hikaye anlatıcılığı kıvamında geçen saatleri o an anlamanız mümkün olmuyor. Psikolog perspektifiyle hepimizin zihinlerine dokunan esintilerle oradan ayrılıyorsunuz.

Ferhat Aydın'ın bu girişimci ve fark yaratan konseptinden basit bir dille iç görüleri de paylaştığı "Ben değil de bir arkadaş" adlı kitabını da bir çırpıda okuyabilirsiniz. O halde bar psikoloğumuzun yüzünüzde tebessüme vesile olacak bir hikayesiyle sonlandıralım... :)
Adamın biri bir gün psikoloğa gider. Der ki: "Yatağa uzandığım zaman altında biri varmış gibi geliyor. Yatağın altına yatıyorum, bu sefer üstünde biri varmış gibi geliyor. Ne yapmalıyım?" Psikolog, adamı dinledikten sonra "Bu takıntıyı altı ayda çözeriz, fakat bana haftada iki kere gelmen lazım. Ha bu arada, seans ücretimiz de 200 TL" der. Adam hesaplar, 9.600 TL yapmaktadır. Seanstan çıkar, arkasına bakmadan uzaklaşır. Altı ay sonra yolda karşılaşırlar. Psikolog adamı hatırlar ve der ki: "Seni hatırlıyorum, yatakla ilgili bir problemin vardı. Ne yaptın o takıntıyı?" Adam estetikten uzak bir gülüşle cevap verir: "Senin ofisten çıktıktan sonra 10 TL'ye hallettim ben o problemi." Psikolog şaşırarak "Nasıl yani? Ne yapmış olabilirsin ki 10 TL'ye?" diye sorar. Adam sakince anlatır: "Senden çıktıktan sonra sürekli gittiğim bir bar vardı, oraya uğradım. Kendime bir bira söyledim. Bir yandan biramı yudumlarken, bir yandan da problemimi barmene anlattım. Barmen beni dinlerken bardakları kurulamaya devam ediyordu. Sonunda bana dedi ki: Yatağın ayaklarını kes. Oradan çıkıp direk eve gittim ve barmenin dediğini yaptım. Hiçbir problem kalmadı. O günden beri huzurlu bir şekilde uyuyorum!"



24 Ocak 2021 Pazar

Working Out Loud (Part 15) - Takdirin gücü

Bir kişiyi sosyal medya hesabı üzerinden takip ederek gösterdiğiniz ilgi ilişkinizi "benim varlığımdan haberi olmayan bir insandan belki benim ismimi görmüştür" seviyesine taşıyabilir. Bildiğiniz bir insanı aktif şekilde takip etmeniz veya paylaşımlarını beğenmeniz "Seni görüyorum" ve "Mesajlarını dikkate alıyorum" şeklinde bir sinyal iletmenizi sağlar. Dürüst ve içten takdir basit ve bir o kadar da güçlü bir evrensel hediyedir. Her insan bu davranışı sunabilir ve emin olun ki, bu jest herkesin hoşuna gider. Şayet hayranlık duyduğunuz insanların sizin takdirinize değer verdiğinizi hissetmiyorsanız onları övgü ile kızdırmaya ne dersiniz? :)

WOL metodunun prensiplerinden cömertlik yaklaşımını bu noktada hatırlatmakta fayda var. Bir insana katkı sağladığınızda size ne hissettiriyor? Bu davranışınız sonrası nasıl bir beklenti içerisine giriyorsunuz? Unutmamalı ki, katkı sunarken niyetiniz ve hissiyatınız burada belirleyici farkı oluşturuyor.

Farklı bir perspektiften bakmanız adına en son sizin bir davranışınızı takdir eden bir kişiyi aklınıza getirebilirsiniz. Size ne hissettirdi peki? Sizi öven insan bu yaklaşımı gösterirken sizce hangi duygular içerisindeydi?

5 dakikalık egzersiz: Bir insanı takdir etmek veya görünür kılmak için o kişinin bir blog içeriğini veya LinkedIn postuna yorum yazabilirsiniz. 

Takımlar için metotlar (Part 15) - Kişisel harita

Amaç: Yerler ve kentler hakkında konuşarak katılımcıların birbirlerini daha fazla tanımalarının sağlanması

Akış: Moderatör çeşitli kartlar üzerine İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya şeklinde kentleri yazar ve bunları yere koyar veya duvara yapıştırır. Şehirlerin haritadaki gibi konumlandırmaları tavsiye edilir (örn. Güney'de Antalya). Sonrasında moderatör katılımcılara önden hazırlamış olduğu bazı soruları yönlendirmeye başlar; örn. doğum yeri, eğitim yeri, favori yer, yurt içerisinde son gidilen tatil yeri. Katılımcılar cevapları isimleriyle birlikte ilgili kartlara yazarlar. Devamında kendi cevap kartlarını bununla ilgili kısa hikayelerini anlatarak yere bırakabilir veya duvara yerleştirebilirler. Bütün katılımcıların katkılarıyla ortaya renkli ve kişisel bilgilerle donatılmış bir Türkiye haritası ortaya çıkacaktır. :)

Akılda kalsın: Yurtdışında doğan katılımcılar kendi kartlarını Türkiye haritasının dışında konumlandırarak farklı hayat hikayelerini anlatma fırsatı yakalayacaklar. Moderatör alternatif  yöntem olarak Türkiye haritasını Flipchart veya Whiteboard üzerine hazırlık amaçlı önden çizebilir.

Araçlar: Büyükşehirlerin yer aldığı kartlar, cevap kartları, kalemler, ops. Türkiye haritası

17 Ocak 2021 Pazar

2021 yılında İK dünyasında bizleri neler bekliyor? (Part 2)

6) Çeşitlilik: Şirketlerin tepe yönetimlerinde kadın temsilinin daha fazla gündeme getirileceği bir zaman diliminin içerisindeyiz. Ağırlıklı olarak erkek egemen yönetim seviyesine veya çalışma gruplarına sahip kurumların toplum ve müşteriler tarafından algısı olumsuza doğru kayacak.

7) Gelişim & öğrenim: Profesyonel gelişim amaçlı faaliyetler 2021 yılında ciddi şekilde hız kazanacak, lakin pandemi öncesi yakalanan aktivite seviyesine ulaşılması pek olağan gözükmüyor. Öğrenim içerikleri hibrit ve dijital formatlar aracılığıyla kurumların bütününe yayılmaya devam edecek. Kısmen de olsa bu yıl özlem duyulan sınıf eğitimlerine geri dönebileceğiz gibi gözüküyor.

8) Yetenek kazandırma: Corona öncesi işe alım İK dünyasını domine eden bir konuydu. 2021'de ise sektörüne göre burada farklılıklar gözlemleyeceğiz. Sağlık hizmetleri, tıbbi teknolojiler ve IT alanlarında işe alım faaliyetleri yoğun bir şekilde devam edecek iken bir çok sektörde ekonominin düzlüğe çıkması beklenecek. İş piyasasında yeteneklerin sayısı çoğalacak, kurumlar seçme ve yerleştirme süreçlerinde daha kontrollü bir yaklaşım gösterecek.

9) Sürdürülebilirlik: Yatırımcıların ve toplumun baskıları doğrultusunda sürdürülebilirlik şirketlerin stratejilerinde odaklanacakları bir başlık olacak. Dolayısıyla İK stratejilerinin de bir parçası haline gelecek. "Green HR" kavramı önem kazanıp şirketleri daha cazip ve tercih edilebilir kılacak.

10) Fuarlar & etkinlikler: İş dünyasında fuarlarda yüz yüze bir araya gelip karşılıklı paylaşımlarda bulunmayı hepimiz çok özledik. 2021'de her ne kadar toplu aktiviteler belki gerçekleşmeyebilir, yine de küçük çaplı etkinliklerin fiziksel ortamda realize edilmesi kuvvetli bir ihtimal. Bu arada hibrit ve dijital ortamdaki faaliyetler daha da profesyonel hale gelecek.

16 Ocak 2021 Cumartesi

2021 yılında İK dünyasında bizleri neler bekliyor? (Part 1)

Çiçeği burnunda 2021 yılına hep birlikte girmişken hem kurumları hem de İK departmanlarını bu yıl fazlasıyla meşgul edecek trendleri bu içeriğimizde ele almak isterim. İş hayatında gündemimizin dolu dolu olacağını şimdiden söylemekte yarar var... :)

1) Workforce Transformation: Corona krizinin kurumlarda bıraktığı derin izler yılın 2. çeyreğinde ekonomik çarkın dönmesiyle biraz daha nefes alınmasını sağlayacağa benziyor. Bir çok şirketin organizasyonel yapılanmaya gitmesi kaçınılmaz gözüküyor. Kurumların stratejik yaklaşımlarını ve iş modellerini "respond, recover, renew" (3R) yaklaşımıyla gözden geçirmeleri gerekecek.

2) New Work: 2021'de yaratıcılığımızı teşvik eden ofis tasarımlarını konuşmayacağımız bir gerçek. Çeviklik, proje bazlı çalışmalar, çalışma yeri serbestliği, çalışma zamanı otonomisi ve aile-iş entegrasyonu ağırlıklı olarak üzerinde duracağımız kavramlar. Kurum kültürünün artık ayrıma uğradığı bir dönemin içerisindeyiz. Bir grup çalışan için Homeoffice hibrit çalışma kültürünün entegre bir parçasını oluştururken, farklı bir çalışan kitlesi için ise bu durum istisna şeklinde kalacak.

3) Performans yönetimi: Bir çok şirketin finansal anlamda pandemiden olumsuz etkilendiği göz önünde bulundurulursa tasarruf ve verimlilik odaklı aksiyonlar bizleri pek şaşırtmayacaktır. Bu sağlık krizinden önce çalışan deneyimi odaklılığı ciddi anlamda şirketlerin nasıl ajandasında yer aldıysa bu yıl da performans-iş çıktıları ekseninde bir devrim yaşayabiliriz.

4) Dijitalleşme: İK ekipleri idari ve yönetim süreçlerini dijital ortama taşımaya devam edecekler. Yapay zeka konusunun 2021'de ağırlıklı olarak araştırma ve pazarlama amaçlı kalması bekleniyor, uygulama aşamasında geniş çaplı bir transfer için biraz daha zamana ihtiyaç var.

5) Sağlık yönetimi: Pandeminin şirketlerin iş akışlarını ve çalışanların günlük rutinlerini etkilemeye devam edeceğine kesin gözüyle bakabiliriz. Bu doğrultuda kurumların gündemine aşı politikaları girecek. Aşı olanlar ve olmayanların aynı çatı altında birlikte çalışmalarına bakış açısı nasıl olacak? Wellbeing çatısı altındaki uygulamalar bu perspektifle daha da fazla önem kazanacak.

3 Ocak 2021 Pazar

2020 yılı nasıl geçti?

Evet, insanlık adına 2020 yılı çok da parlak geçmemiş olabilir. Pandemi, karantinalar, depremler, savaşlar, kuraklık, ünlü insanların beklenmeyen vedaları... Açıkçası yapım ve karakterim gereği umudun ve iyimserliğin temsilcisi olarak bu yazımda madalyonun diğer yüzüne odaklanacağım. Kendi perspektifimden geride kalan yılın olumlu taraflarını maddelerle özetlemeye çalışacağım...

  • 2020 yılının bütünü sağlıklı geçirdim. 2019'un son 2 gününü hasta halimle yatakta geçirdiğim düşünülürse bu yönden halime şükrediyorum.
  • Aile, akraba ve sevdiğim insanlar 2020 sonunda da hayatta oldukları için sevinçliyim.
  • Seyahat etmeyi seven ve evi otel niyetine kullanan bir insanken daha az fiziksel yıprandığım, dinginliği yaşadığım ve kendime daha fazla zaman ayırabildiğim bir yıl geride kaldı. Bu durum beni pek de rahatsız etmedi. :)
  • Mesleğimi keyifle sürdürdüğüm ve iş tatmini yüksek bir rolde çalışıyorum. Yeni bir şirkete geçmenin yerinde bir karar olduğunun mutluluğu içerisindeyim.
  • Uzaktan çalışmanın (ev, yazlık, balkon) konforunu ve verimliğini doyasıya yaşadım.
  • Ekonomik olarak daha az harcayıp daha fazla tasarruf sağlayabildim.
  • Aylık çeşitli konu başlıklarına yönelik öğrenme ve gelişim hedeflerimi gerçekleştirmenin tutkusunu yaşadım.
  • Daha önce bilmediğim yeni öğrenme ve gelişim kaynaklarını / araçlarını keşfettim. 
  • Paylaşımlarımı gönül rahatlığıyla klavyeye dökebileceğim ve içerik üretebileceğim blogumu devreye aldım. Beni bu kanal üzerinden takip ettiğiniz için hepinize çok teşekkür ederim. :)
  • Working Out Loud kavramına daha fazla odaklandım ve bir çemberde kısmen de olsa pratik deneyim kazandım.
  • Çeşitli dijital platformlarla hayatıma içerik zenginliği kazandırdım (NETFLIX, blu tv, EXXEN, GAIN, beIN CONNECT, puhu tv).
  • Yerinde ve canlı izlemeye alışık olduğum konserlerin, stand-up ve talk şovların dijitalleşmiş formatlarını içselleştirdim.
  • Restaurant ortamına gitmeyi her daim tercih eden bir insan olarak uygulama üzerinden paket servisin pratikliğinden ve kolaylaştırıcılığından faydalandım.
  • Düzenli spor alışkanlığımı aksatmadan sürdürdüm (fitness, koşu, egzersizler, yüzme, bisiklet kullanmak).
  • Favori takımım Galatasaray 2020'yi zirvede tamamladı (üstelik 21 yıl sonra Kadıköy'de ezeli rakibimiz Fenerbahçe'yi dize getirerek), memleketimin takımı Kayserispor kümede kaldı, Almanya'da desteklediğim Borussia Mönchengladbach tarihinde ilk defa adını Şampiyonlar Ligi'nde son 16 takım arasına yazdırdı. :)

Peki siz de 2020 öz değerlendirmenizde bardağın dolu tarafına bakmaya ne dersiniz?

2 Ocak 2021 Cumartesi

Yetenek kazanımı tüyolarına hazır olun! (Part 6)

16) Çalışanlarınızı dünyanın en iyi yetenek kazandırıcıları olarak dahil edin

Mevcut çalışanlarınızın en değerli işe alım kaynağı olduğunu vurgulamakta yarar var. Şirket çalışanlarınızın bir çoğu daha önce farklı firmalarda görev aldıklarından dolayı buradaki yetenekli çalışanları detaylı bir şekilde biliyorlar. Üniversiteden yeni mezun olup iş hayatına adım atan çalışanlarınız öğrencilik döneminden bir ilişki ağını da beraberinde getiriyorlar. Ayrıca çalışanlarınız çeşitli konferanslarda, gelişim programlarında, mesleki buluşmalarda, fuarlarda ve farklı etkinliklerde Networker olarak diğer uzmanlarla bağlantı sağlıyorlar. Çalışanlarınızın kurdukları bu ilişki ağı şirketiniz için üzerinde durulması gereken bir altın hazinesi niteliğinde. Genel olarak şirket perspektifiyle bir çalışanınızın kendi inisiyatifi doğrultusunda ilişki ağından bir kişiyi açık olan bir role yönelik önermesini bir ödül olarak algılamanız gerekir. Bu durum çalışanınızın şirketinizde mutlu olduğunu, ürünleriniz / yönetiminiz ve ekibi benimsediğinin bir göstergesi olarak dile getirilebilir. Şirket temsilcisi olarak sizin de başlıca hedefiniz tam da bu olmalı... :)

17) Ekip üyelerinizi yetenek kazanımında elçi olmaları için angaje edin

Ekip içerisinde yer alan çalışma arkadaşlarınıza açık olan rollerden şeffaf bir şekilde bahsedip rollerin şirketin başarısı için kritikliğini vurgulayabilirsiniz. Ayrıca ekibe katılacak yeni çalışanlar mevcut ekibin iş yükünü de hafifleteceği için burada içsel motivasyon da devreye girecektir. Bununla birlikte uyum içerisinde çalışacak bir ekibin önemine atıfta bulunarak gelecekte en uygun yeteneklerle takım arkadaşı olabilme aşamasında katkı sağlayabileceklerini hatırlatabilirsiniz.