Logo

Logo

31 Mart 2021 Çarşamba

Mutluluğun püf noktaları

Geçtiğimiz ay içerisinde 20 Mart "Dünya Mutluluk günü" olarak kutlandı. 2012 yılında Birleşmiş Milletler tarafından dünya üzerindeki insanların mutluluk fikrini hatırlamaları ve kutlamalarıyla farkındalık oluşturmak için ilan edilmişti. Aynı şekilde Birleşmiş Milletler dünya ülkeleri arasında her yıl uyguladığı  Mutluluk araştırmasını gerçekleştirdi. 149 ülke arasında Finlandiya dünyanın en mutlu insanlara sahip devleti olurken Türkiye 104.üncü sıraya kadar geriledi.

Peki mutluluk nedir, mutlu insan kimdir?

Pozitif psikolojinin kurucusu olan Amerikan psikolog Dr. Martin Seligman mutlu insanları şu şekilde tarif eder;

  • pozitif duyguları daha sıklıkla yaşayan;
  • derin ve doyurucu ilişkiler kurabilen;
  • anlamlı bir yaşam sürdüğüne inanan;
  • kendisini başarılı hisseden ve tutkuyla bağlanabileceği, yaparken zamanı unutabildiği ve keyif alabildiği meşguliyetleri olan.
Mutluluğumuzdan kim sorumlu?

Yapılan bir araştırmaya göre buradaki dağılım şu şekilde dikkat çekiyor;
  • %50 genetik
  • %10 ülke / çevre / ekonomik koşullar
  • %40 amaçlı bireysel faaliyetler
Bu tablo özellikle etki alanımıza giren amaca ve anlama dayalı bireysel aktivitelere daha fazla odaklanmamız gerektiğine işaret ediyor. Bu doğrultuda olumlu zihin yapısı, sosyal ilişkiler, yardımseverlik, minnettarlık, affedicilik, şükür ve farkındalık gibi eylemler mutluluğa yönelik destekleyici oluyor. Bu durum esasında mutluluğun insanların kendi kontrolünde olduğunu ortaya koyuyor. 

Literatürde yer alan başlıca mutluluk araştırmalarından birinde mutlu insanların
  • daha dengeli ilişkilere ve evliliklere;
  • daha güçlü bağışıklık sistemine;
  • daha yüksek bir gelire;
  • daha yaratıcı fikirlere sahip oldukları;
  • mutluluğun başarının sonucu değil, sebebi olduğu gösterilmiştir.
Peki mutluluk öğrenilebilir bir beceri midir?

Kocaman bir eveeet... :) Mutluluğa yatırım yapmak için zihinsel sağlık, fiziksel sağlık ve duygusal denge boyutunda aktif olabilirsiniz.
 

27 Mart 2021 Cumartesi

NETFLIX & Self Branding: Benzerinden ilham almaya ne dersiniz? (Part 2)

3) Test etmenin ve denemenin sonu yok

Başarıya giden yol kısa olsaydı hayatımız elbette daha az stresli geçerdi. Gerçekte bunun tam aksi söz konusu olduğu için varsayımlar üzerinde sürekli bir deneme ve test modu hakim. NETFLIX bu unsuru özellikle tavsiye algoritmasında uyguluyor. Abonelerinin öncelikleri ve alışkanlıkları doğrultusunda diziler, filmler ve belgeselleri websitesi veya mobil uygulama açıldığında yeniden sıralıyor. İçeriğin dışında yapım başlığının sunumu da kapsamlı bir analiz sonucunda kişiselleştirilmiş halde abonelere servis ediliyor.

NETFLIX'in kendi teknoloji blogunda yazıldığı üzere bu yöntem abonelerin daha yüksek bir olasılıkla içeriklere odaklanmasını sağlıyor. Bu bilgiden yola çıkarak sizlerde sosyal medya paylaşımlarınızda bir çok parametreyi esas alarak denemelerde bulunabilirsiniz. Önemli olan potansiyel takipçilerinize ilettiğiniz mesajınızın kendilerini biricik olarak hissetmelerini sağlamaktır.

4) Depar ve maratonu karıştırmayın

NETFLIX 2021 yılında her hafta yeni bir filmi yayınlayacağını duyurdu. Bu hedefe geçmişte tüm film stüdyoları toplu olarak dahi yaklaşamadılar. NETFLIX'in sırrı işte burada yatıyor: Aboneler az sayıda zirve niteliği taşıyan içerik için aylık ücreti ödemeyi göze alıyorlar. İçerik üretmede yetkin olan NETFLIX için bu zorlayıcı bir depar sayılmaz. Neticede kendi yapımlarını ve eserlerini uzun bir zaman dilimine yayarak - sinemalardaki kısa vizyon sürelerine kıyasla - bir çok yeni aboneye erişerek paraya dönüştürebiliyorlar. Dolayısıyla eski diye nitelendirilebilecek bir dizi aboneye doğru zamanda önerildiğinde güncelliğini korumuş oluyor.

Kişisel markaya yatırımı düşündüğümüzde görünür ufuklara odaklanmanın yanı sıra büyük resmi gözden kaçırmamak gerekir. Aktif olduğunuz sosyal medya mecralarında zamandan bağımsız ve uzun soluklu bilgiye dayalı içerikler oluşturabilirsiniz. Sonrasında algoritmanın akışına bırakabilirsiniz. Ya da kariyer yolunuz ile ilgili - inişler ve çıkışlar da dahil olmak üzere - bir blog oluşturabilirsiniz. Buradaki paylaşımlar sizi ulaşılabilir kılar ve takipçilerinizle güven ilişkisi kurmanızı sağlar. Sizin güncel bir iletişiminizin ne zaman başka bir insan için ilham kaynağı olacağını bilemezsiniz.

5) Desteğinizi sunun ve uzmanlığınızı paylaşın

Hangi alanda uzman olduğunuzu cömertçe gösterip başkalarının gelişimine katkıda bulunabilirsiniz. NETFLIX'de Twitter aracılığıyla takipçilerini katkı sağlamaları için belli aralıklarla teşvik ediyor. Bu prensibi Clubhouse gibi sesli podcast formatlarında da hayata geçirebilirsiniz. Takipçilerinize özgü gerçek bir değer yarattığınız takdirde ve daha fazla detay istediklerinde mutlaka akıllarına geleceksinizdir.

Gelecekte bir markanın veya bir insanın sosyal medya paylaşımı sizde bir dikkat ve ilgi uyandırıyorsa şunu düşünmenizde fayda var; Hangi kazanımı ve öğretiyi buradan elde edebilirim? Emin olun, buna değecek.

21 Mart 2021 Pazar

NETFLIX & Self Branding: Benzerinden ilham almaya ne dersiniz? (Part 1)

Her gün onlarca bültenler, bildirimler, tweetler, fotolar, videolar, hikayeler ve aramalar hayatımızın bir parçası haline geldi. Visual Capitalist sitesine göre Instagram'da 60 saniyede 347.222 hikaye paylaşımı yapılıyor. Aynı anda YouTube'da 500 saatlik içerik yükleniyor ve LinkedIn'de 69.444 kişi iş fırsatlarına başvuruda bulunuyorlar. Bu kadar içerik bombardımanının olduğu düzende fark yaratan insanlar aralarından sıyrılıp dikkat çekebiliyor ve başarılı olabiliyorlar.

Dikkatleri üzerine çekmeyi başaran kurumlardan biri ise NETFLIX. 204 milyon abonesiyle dünya genelinde en kapsamlı video içeriğine sahip. Kalite ve yenilikçi anlayışıyla bir dijital platform olarak televizyon dünyasına meydan okumaya devam ediyor. Peki NETFLIX örneğinden yola çıkarak nasıl bir kişisel marka yaratabiliriz?

1) Kendi nedeninizi ortaya çıkarın

NETFLIX sanal ortamda kendi programının fanatiği olarak ön plana çıkıyor. Orijinal üretimlerini başarı olarak lanse ediyorlar. Üretilen içeriklerine duyulan tutku NETFLIX vizyonunu yansıtıyor. En iyi hikayeleri anlatmak istiyorlar. Hedef odaklı iletişim sayesinde takipçilerini de bu perspektifte etkiliyorlar.

Kendi kendini övmek gibi algılanmaması gerekir. NETFLIX zira kimseye ne düşünmesi gerektiğini dikte etmiyor. Daha fazla ben perspektifinde hareket ediyor. Benzer düşünceye sahip olan takipçilerinin ifadeleri paylaşmalarını ve kendilerine aitmiş gibi hissetmelerini sağlıyor. Bu doğrultuda sizleri harekete geçiren konuları kişisel değerlerinizle ilişkilendirip kendi nedeninizin iletişimini gerçekleştirebilirsiniz.

2) Niş bir kitleye niş bir hitap şekliyle yaklaşın

Elbette NETFLIX büyük bir marka haline geldi. Yine de bazen hedef temelli bir mesajla belli bir odak kitleye dokunabilirsiniz. Bu çerçevede "NETFLIX is a joke" adlı YouTube kanalını stand-up ve komedi tutkunları için yürütüyorlar, "We are NETFLIX" podcast kanalı aracılığıyla potansiyel yeteneklere işveren gözüyle sesleniyorlar veya "Queue" magazin dergisini yılda bir defa ödül dönemleri öncesinde platformda parlayan projeler özelinde Oscar, Golden Globes, Emmy jüri üyeleri için piyasaya sürüyorlar.

Siz de kendi markanız için stratejik bir yaklaşım göstererek hedeflerinizi gözden kaçırmamış olursunuz. Ücret artışının vakti geldi mi veya start-up için yeni finansman turu için harekete geçmeli mi? Hedef kitle odaklı iletişim ile buradaki mihenk taşlarına daha rahat ulaşabilirsiniz.

14 Mart 2021 Pazar

Psikolojik sermayeniz ne durumda?

Nasıl sahip olduklarımız (geleneksel ekonomik sermaye), bildiklerimiz (entelektüel sermaye) ve tanıdıklarımız (sosyal sermaye) bizler için önemliyse bu yazımda sizlere bahsedeceğim ve kim olduğumuzla ilişkilendireceğimiz psikolojik sermayemize en az o kadar, hatta mümkünse daha fazla yatırım yapmalıyız. Bu kavramı ilk defa Evrim Kuran'ın 2019 yılındaki "People make the brand" adlı işveren markası konferansında duymuştum. O günden bu yana hayatımda daha da fazla içselleştirmeye başladım.

Peki nedir bu psikolojik sermaye? Hangi bileşenlerden oluşur?

Psikolojik sermayenin hem iş hem yaşam tatminiyle ilgisi bulunuyor. Kurumlarda insanların motivasyonu, bağlılığı ve sonuçta performanslarına önemli ölçüde etkisi söz konusu. Dolayısıyla buraya yatırım yaparak birey ve organizasyon olarak rekabet avantajı sağlayabilirsiniz. Psikolojik sermayenin 4 ana bileşenini burada ele almak isterim;

  • Umut: Umutlu düşünce, kişinin arzulanan hedeflere giden yolları bulabileceği ve bu yolları kullanmak için motive olabileceği inancıdır. Bununla birlikte yolda karşılaşılan engellere karşı da önlem alabilme durumudur. Motto "Hedefler belirler ve hedeflerine ulaşmak için alternatif yollar planlar".
  • Özyeterlilikİnsanların etki yaratabilme yeteneklerine, başarılı olabilmelerine ve kendilerine güvenebilmelerine dair duydukları inançtır. Motto "Yeteneklerinden emindir ve zorlu görevleri yerine getirmek için isteklidir".
  • YılmazlıkZorluklar karşısında kendini toparlayabilme ve olumsuz durumları aşmaya çalışırken güçlenme kapasitesidir. Motto "Zorluklar karşısında yılmazlar, olumsuz durumlardan güçlenerek çıkarlar".
  • İyimserlikŞimdi ve gelecekte başarılı olma konusunda olumlu bir tavırda bulunmaktır. Motto "Ne olursa olsun geleceklerinin iyi olacağına inanırlar".
Peki siz kendinizi HERO perspektifinde nasıl değerlendiriyorsunuz?

8 Mart 2021 Pazartesi

Toplumsal cinsiyet eşitliğinde ne durumdayız?

Toplumsal cinsiyeti nasıl öğreniyoruz?

Okuldan, aileden, mahalleden, iş yerinden, çevreden, medyadan, akrabalardan, sağlık ve adalet sisteminden, politikalardan, kültürel değerlerden...

Toplum bizlere doğduğumuz andan itibaren farklı ve eşitsiz kimlikler yüklüyor.

Peki Türkiye olarak 2020 Cinsiyet Eşitliği Raporu'na göre 153 ülke arasında istatistiklerde ne durumdayız?

  • Fırsat eşitliği ve iş hayatına katılım alanında 136. sıradayız.
  • Siyasete katılım alanında 109. sıradayız.
  • Eğitim alanında 113. sıradayız.
  • Sağlık alanında 64. sıradayız.
Bu hazin tablonun iş hayatı perspektifini ele aldığımızda karşımıza şunlar çıkıyor;
  • Türkiye'de kadın üst düzey yöneticilerin oranı sadece %18.
  • Aileleri temsil eden kadın CEO'lar hariç tutulursa profesyonel kadın CEO oranı ülkemizde yalnızca %2.
  • Bu oranlara göre dünyada 107. sırada yer alıyoruz.
Geleceğe umutlu ve pozitif bakmak adına iş hayatına yönelik güzel gelişmeler de var. :)
  • Türkiye'de yönetim kurullarında kadınların oranı %13,9'dan %15,2'ye yükselmiştir.
  • Yönetim kurullarının tamamı erkek olan şirketlerin oranı ilk defa %40'ın altına düşmüştür.
  • Karar vericilerinin %50'sinin kadınların oluşturduğu şirketler de karlılık %28,7 daha fazla olduğu belirtilmiştir.
  • Toplumsal Cinsiyet Eşitliği'nin 2025 yılına kadar sağlanması halinde dünya ekonomisine 12 trilyon dolarlık katkı sağlanacağı öngörülüyor.
Peki bizler birey olarak toplumsal cinsiyet eşitliğine nasıl katkıda bulunabiliriz?
  • önce kendi evimizdeki tutumumuz ve davranışlarımızdan başlayarak;
  • kullandığımız dili değiştirerek;
  • kendimizi bu alanda geliştirip sürekli öğrenerek;
  • öğrendiklerimizi çevremizle paylaşarak;
  • inandığımız gibi yaşayarak;
  • bu alanda angaje olan STK'lar ve derneklerde aktif katılım sağlayarak
Kendi açımdan çalıştığım ETİ şirketinde kadın çalışanları güçlendirme inisiyatifinde yer alıyorum ve Yanındayız Derneği'nde gönüllü olarak bulunuyorum.

Kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü en içten dileklerimle
kutlar, beğendiğim bir kısa videoyu sizlerle buradan paylaşmak isterim.


6 Mart 2021 Cumartesi

Fütürizm ile tanışmaya ne dersiniz?

"Geçmişi değiştiremezsin ama gelecek henüz avucunun içindedir." demiş Avustralyalı profesör ve yazar Hugh Grant.

Gelecekte gerekli olan temel yetkinliklerden biri olarak görülen fütürist bakış açısına bu yazımda odaklanacağım. Nasıl geçmişle ilişkili olarak tarih bir disiplin olarak ele alınıyorsa, aynı durum gelecek / fütürizm için de geçerli. Fütürizmi gelecekle ilgili her şeyi sosyolojik, ekonomik, psikolojik, ekolojik, teknolojik açıdan irdeleyen ve inceleyen bir yaklaşım olarak düşünebiliriz. Fütürizm aracılığıyla daha iyi bir gelecek için multidisipliner yaklaşım, uzgörülü, yenilikçi, stratejik ve sürdürülebilir öneriler / vizyon geliştirmek mümkün. Uzgörünün altında uzak, uzmanlık ve uzlaşmacı olmak yatıyor.

Fütürizmin felsefesinde geleceğin tahmin edilmesi değil, tarif edilmesi söz konusu. Fütürizmin mottosunu "from most to the best" olduğunu ifade edersek hepimiz için en iyiyi keşfetmeye odaklanmalıyız. Çokluktan ziyade sadeliği ön plana getirip bilgiyi nasıl kullanacağımızı bulmanın peşine düşmeliyiz.

Peki kimlere fütürist diyoruz?

  • kendisi ve tüm insanlık için olumlu, ilerici, yenilikçi vizyon geliştirenlere;
  • kişi, kurum ve toplumların yararlı, etkin yol haritası oluşturmalarına yardımcı olanlara;
  • geleceğin seyircisi değil, tasarımcısı olması gerektiğinin farkında olanlara
Fütürizmin amacında geleceğini etkin yapılandırmak isteyen bireyler, aileler ve gençlerin şirketler ve kurumların gelişim, dönüşüm ve kalkınmasına katkıda bulunması gerekecek. Fütürizmi dikkate almayan toplumlar ve bireylerin başkalarının planlanmış gündemlerini yaşamaları söz konusu olacak. Pek çok fırsatı kaçırmalarıyla birlikte yaratıcılıklarını geliştiremeyecekler. İçinde yaşadıkları toplum ve kendileri için gelişmelerin liderliğini yapmadıkları için kazanan değil, kaybeden ve katlanan tarafta olacaklar.

Not: 1 Mart tarihinde Dünya Gelecek günü kutlandı. Fütüristler Derneği'nin Gelecek Zirvesi'ni kaçırdıysanız buradan izleyebilirsiniz.