listesi sonsuz.
önemli işleri yapacağım?”
- 10
kişiyle yapılan fakat 3 kişiyle çözülebilecek toplantılar
- Aynı
bilgiyi 4 farklı Excel’de tutmak
- Herkesin “Forward” ile yaşadığı e-posta trafiği
Bazen
en cesur soru şudur: “Bunu neden böyle yapıyoruz?”
- Bu
işi iki adım daha az nasıl yapabilirim?
- Birini
arayıp 5 dakikada çözebileceğim şeyi neden 10 maille
uzatıyorum?
- Bu raporu kim gerçekten okuyor?
Küçük bir örnek: Haftalık 1 saatlik bir toplantıyı 30 dakikaya indirsen ve bunu 4 toplantı için yapsan, haftada 2 saat, yılda yaklaşık 100 saat kazanırsın.
Sadece toplantılarını %30 azaltabilsen yılda yaklaşık 120 saat daha fazla zamanın olur.
120 saat = 15 iş günü = İki hafta fazladan “odaklanma tatili”.
Soru şu: Bu iki haftayı nereye yatırmak istersin?
2) Faster: Hız çok yapmak değil, az beklemek
“Hızlı çalışmak” çoğu kişinin gözünde: Daha çok mail, daha çok toplantı, daha çok “online” olmak.
Oysa gerçek hız şuradan gelir: “Doğru şeyi bekletmeden yapmak.”
Hızlı olmak için:
- Karar
netliği lazım.
- Gereksiz
onay turları olmamalı.
- Küçük denemelere izin olmalı.
Kendine sor:
- Bu işi
ilerletmek için ilk küçük adım ne?
- Kimi
bekliyorum? Onu şimdi arayıp 2 dakikada netleştirebilir miyim?
- “Mükemmel sunum” yerine yarım sayfa özet yeterli olabilir mi?
Unutma: Bazen 1 sayfalık net bir karar 20 sayfalık sunumdan daha değerlidir.
Ve evet, her gelişme özetlenmek zorunda değil; birçoğu için kısa bir Word ön okuması fazlasıyla yeterli.
3) Stronger: Her gün bir tık daha güçlü
Stronger “daha çok yüklenmek” değil; her gün bir tık daha iyi olmak demek.
Bunu sağlayan şey ise: Continuous improvement (sürekli iyileştirme) zihniyeti.
Bu zihniyet şunu söyler: “Mükemmel olayım” değil, “dünden bir tık daha iyi olayım.”
Her gün / her hafta kendine şu 3 soruyu yönlendirmeye ne dersin?
1) Bu hafta ne öğrendim?
2) Neyi bir tık daha basitleştirdim?
3) Bir dahaki sefere neyi farklı yapacağım?
Bu kadar. Büyük dönüşümler küçük ama ısrarlı adımlardan doğuyor.
4) Günlük hayatta “Simpler, Faster, Stronger” nasıl görünür?
Bir toplantıya girmeden önce:
- Simpler:
Bu toplantı gerçekten gerekli mi? Zor soru: İptal edebilir miyiz?
- Faster:
60 dakika yerine 30 dakikada bitirebilir miyiz?
- Stronger: Toplantı sonunda kim, neyi, ne zamana kadar yapacak?
Bir e-posta yazarken:
- Simpler: Konuyu tek paragrafta anlatabilir miyim?
- Faster: “Karar sorusunun altını net çizebilir miyim?
- Stronger: İleride benzer bir durumda kullanabileceğim bir mini şablon yaratabilir miyim?
Bir sorunla karşılaştığında:
- Simpler: Sorunu tek cümlede anlatabilir miyim?
- Faster: İlk 24 saat içinde atabileceğim en küçük adım ne?
- Stronger: Bu deneyimden ne öğreniyorum? Bunu ekibimle paylaşmalı mıyım?
5) Küçük bir zihin egzersizi
Şimdi gerçek işine dönmeden önce kendi kendine şu mini egzersizi yap:
1) Şu an aklında olan en yorucu iş / süreç hangisi?
2) Bunu basitleştirmek için yapabileceğin şey ne? hızlandırmak için kırabileceğin bekleme noktası ne? Seni / ekibini güçlendirmesi için neyi öğrenmelisin veya değiştirmelisin?
Not al.
Küçük başla.
Bugün sadece bir şey değiştir.
Bugün küçük, yarın daha kolay.
Bu “Simpler, Faster, Stronger”ın gerçek gücü.
6) Merak edenler için: Bunu nereye taşıyabiliriz?
Eğer bu yaklaşımı sadece bireysel değil, ekip olarak da yaşatmak isterseniz, şunları deneyebilirsiniz:
- Haftalık
ekip toplantısına 10 dakikalık “SFS” turu ekleyin: Neyi daha
basit yaptık? Nerede daha hızlı olduk? Nerede bir
tık daha güçlü hale geldik?
- Bir süreç veya toplantı için mini kural koyun: “Her ay en az 1 toplantıyı iptal ediyor veya kısaltıyoruz.” “Her raporu önce 1 sayfalık özetle test ediyoruz.”
Son bir soru ile bitireyim:
Yarın iş gününün sonunda kendine şu cümleyi kurabilsen nasıl hissedersin?
“Bugün işimi biraz daha basit, biraz daha hızlı ve beni biraz daha güçlü hale getiren bir şey yaptım.”
Eğer bu cümleyi her gün kurmaya yaklaşabilirsen, kariyerin de, ekibin de, şirketin de simpler. faster. stronger. olur.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder