Logo

Logo

25 Ekim 2026 Pazar

Bakü: Vize kriziyle başlayan, ateşle, rüzgarla ve tarihle devam eden 4 günlük bir keşif

Bazı şehirler vardır; daha uçaktan iner inmez sizde iz bırakır.
Bazıları ise bunu biraz daha farklı bir yolla yapar.
Mesela pasaport kontrolünde sizi üç saat bekleterek...
Bakü ile tanışmamız tam olarak böyle başladı.

2026 Mayıs ayında ilk kez Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye kültür turu amacıyla gerçekleştirdiğim dört günlük seyahat; beklenmedik sürprizler, ilginç bilgiler, etkileyici mimari yapılar ve kardeş ülkeye dair yeni keşiflerle dolu unutulmaz bir deneyime dönüştü.

1. gün: Her şey bir vize kriziyle başladı

Seyahatin daha ilk saatlerinde küçük çaplı bir macera beni bekliyordu.

Pasaport kontrol noktasında Azerbaycan'a giriş için gerekli e-vizeyle ilgili yaşanan aksaklık planlarımı kısa süreliğine askıya aldı.

Sonuç?

Başvuru sonrası yaklaşık üç saatlik bekleyiş... Stres... Bol miktarda "Acaba yetişecek mi?" duygusu...

Ama sonunda sisteme onay düştü ve ülkeye giriş yapabildim.

Seyahatin daha ilk saatinde şu dersi öğrenmiş oldum: Bazen tatil pasaport kontrolünde başlar.

Otele ulaşım için kullandığım Bolt uygulaması ise oldukça pratik bir deneyim sundu.

Konakladığımız Central Point Hotel'e yerleştikten sonra ilk akşamı fazla zorlamadan değerlendirmeye karar verdim.

Yakındaki Günaydın Restaurant'ta yemeğimi yedikten sonra kendimi Bakü sokaklarına bıraktım.

Nizami Caddesi'ne doğru yaptığım yürüyüşte Bakü'nün modern yüzüyle tanışmaya başladım.

Ve ardından...

Hazar denizi kıyısındaki bulvar boyunca ilerlerken geceyi adeta domine eden o manzara karşıma çıktı: Flame Towers.

Bakü'nün simgelerinden biri haline gelen bu üç kule gece ışıklarıyla şehrin siluetine büyüleyici bir hava katıyordu.

İlk günün sonunda düşündüğüm şey şuydu: Eğer şehir ilk gecede bu kadar etkileyiciyse devamında beni kim bilir neler bekliyordu?




2. gün: Petrol, çamur ve Hazar denizi

İkinci gün Azerbaycan'ın ekonomik ve jeolojik hikayesini anlamaya başladığımız gündü.

İlk dikkatimi çeken detaylardan biri devasa Azerbaycan bayrağı oldu.

Devlet bayrağı meydanı'nda 191 metre yüksekliğindeki direk üzerinde dalgalanan bayrak uzaktan bile etkileyici görünüyordu.

Ancak asıl şaşkınlığı petrol sahalarında yaşadım.

Rehberimizin verdiği bilgiye göre Bakü çevresinde yaklaşık;

✅ 124 bin petrol pompası bulunuyor.

✅ Her biri günlük yaklaşık 1 ton petrol çıkarıyor.

✅ Petrolün yaklaşık %80'i Hazar denizi'nden elde ediliyor.

Bir anda Azerbaycan ekonomisinin neden uzun yıllardır enerjiyle özdeşleştiğini daha net anlamaya başladım.

Dünyanın çamur volkanı başkenti

Bakü ile ilgili en ilginç bilgilerden biri ise şuydu: Dünyadaki yaklaşık 400 çamur volkanının 200 kadarı Azerbaycan'da bulunuyor.

Doğalgaz, petrol ve kükürt karışımından oluşan bu volkanik yapılar gerçekten oldukça sıra dışı bir görüntü oluşturuyor.

Gobustan bölgesi ise adeta başka bir gezegene aitmiş hissi veriyordu.

Şifalı balçık oluşumları ve açık hava müzesi ziyaretin unutulmaz anları arasındaydı.

Rüzgarlar şehri

Bakü'nün bir diğer lakabı da: "Rüzgarlar şehri"

Şehirde geçirdiğimiz günlerde bunun nedenini anlamak hiç zor olmadı.

Bazen öyle kuvvetli esiyordu ki şapkanızı korumak ayrı bir mücadeleye dönüşebiliyordu.

Haydar Aliyev kültür merkezi

İkinci günün zirve noktalarından biri ise Haydar Aliyev kültür merkezi oldu.

Zaha Hadid'in tasarladığı bu yapı sadece bir bina değil; adeta mimarlığın akışkanlığa dönüşmüş hali gibi.

Keskin çizgiler yok.

Sert köşeler yok.

Sadece hareket hissi veren kıvrımlar...

Müze gezisi sonrasında Hazar denizi'nde tekne turu yapmak da şehri farklı bir açıdan görme fırsatı verdi.




3. gün: Ateşin izinde

28 Mayıs Azerbaycan'ın bağımsızlık günü.

Şehirde hissedilen coşku ve bayraklar günün atmosferini tamamen değiştirmişti.

Bu günü daha da özel kılan şey ise Azerbaycan'ın en sıra dışı doğal oluşumlarını görme fırsatı bulmamız oldu.

Yanar dağ: 2000 yıldır sönen alev yok

Bir düşünün.

Bir dağın yamacından çıkan doğal gaz nedeniyle yaklaşık 2000 yıldır alev yanıyor.

Ve siz bunu canlı gözlerle görüyorsunuz.

İşte Yanar dağ tam olarak böyle bir yer.

Bölgedeki doğal gaz rezervleri zeminin hemen altında yer aldığı için ateş hiçbir zaman tamamen sönmüyor.

Doğayla ilgili gördüğüm en ilginç olaylardan biriydi.

Ateşgah tapınağı

Aynı gün ziyaret ettiğimiz Ateşgah tapınağı ise tarih ve inanç açısından oldukça etkileyiciydi. 15. yüzyıla dayanan bu yapı Zerdüştler için önemli ibadet merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Rehberimizin verdiği bilgiye göre Hindistan'dan gelen bazı Zerdüşt toplulukları her yıl belirli dönemlerde bu alanı ziyaret ediyor.

Bir anda kendinizi yalnızca Azerbaycan'da değil; farklı medeniyetlerin kesişim noktasında hissediyorsunuz.

Bakü'yü kuş bakışı izlemek

Günün sonlarına doğru Dağüstü park'a çıktım.

Ve karşımda tüm ihtişamıyla Bakü...

Bir tarafta Hazar denizi.

Bir tarafta eski şehir.

Diğer tarafta modern mimari.

Bazen şehirleri anlamanın en güzel yolu yukarıdan izlemek galiba.





4. gün: Tarihin dar sokaklarında

Son günümü Bakü'nün kalbi sayılan İçerişehir (old city) bölgesine ayırdım.

Dar taş sokaklar arasında dolaşırken zaman algısı değişmeye başladı.

Karşıma sırasıyla:

🏛 Şirvanşah sarayı

🏛 Tarihi yer altı hamamı

🏛 Buhara kervansarayı

🏛 Cuma camii

🏛 Kız kalesi çıktı.

Modern Bakü'nün yanında böylesine iyi korunmuş bir tarihi dokunun bulunması oldukça etkileyiciydi.

Karabağ'ın izleri

Seyahatin son duraklarından biri ise Karabağ zaferine adanmış anıt oldu.

İkinci Karabağ savaşı'nı simgeleyen 44 sütunlu anıt Azerbaycan için taşıdığı sembolik anlam nedeniyle ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görüyor.

Bu noktada ülkenin yakın tarihinin toplum hafızasındaki yerini daha net hissetmek mümkün oldu.

Bakü hakkında beni en çok şaşırtan 10 şey;

✅ Vize sorununun tatile hikaye eklemesi

✅ Petrolün günlük hayatın her yerinde hissedilmesi

✅ Dünyadaki çamur volkanlarının yarısının burada bulunması

✅ Yanar dağ'ın binlerce yıldır yanıyor olması

✅ Hazar denizi kıyısındaki modern şehir görünümü

✅ Rüzgarın gerçekten şehrin karakterine dönüşmüş olması

✅ Haydar Aliyev kültür merkezi'nin efsane mimarisi

✅ İçerişehir'in korunmuş tarihi dokusu

✅ Azerbaycan mutfağının oldukça zengin olması 

✅ Türkiye ile hissedilen kültürel yakınlık




Son söz

Bakü'ye gitmeden önce aklımda petrol, Hazar denizi ve Flame Towers vardı.

Dönerken ise yanımda çok daha fazlasını getirdim.

Tarih... Mimari... Doğa... Lezzetler... Ve bolca hikaye...

Belki de seyahatlerin en güzel yanı budur.

Gittiğiniz şehri keşfettiğinizi düşünürken aslında biraz da kendinizi keşfedersiniz.

Ve bazen her şey üç saatlik bir e-vize onayıyla başlar. 😊✈️🇦🇿

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder