İşte tam bu noktada devreye giren bir kavram var: Profenimizm.
📌 Profenimizm nedir?
Yani:
🧠 Neden böyle bir kavrama ihtiyaç var?
İş dünyasında yıllarca başarı “nötr” gibi anlatıldı.
Ama bu nötrlük çoğu zaman görünmez normlara dayanıyordu.
-
Lider = sert
-
Karar verici = dominant
-
Güçlü = duygusuz
Oysa liderlik araştırmaları bunun böyle olmadığını gösteriyor.
Örneğin Harvard Business School bünyesinde yapılan çalışmalar kapsayıcı liderlik davranışlarının ekip performansını ve inovasyonu artırdığını ortaya koyuyor.
Yani mesele sadece eşitlik değil; performans meselesi.
💼 Profenimizm iş hayatında nasıl görünür?
-
Terfi kriterlerinin şeffaf olması
-
Ücret politikalarının adil tasarlanması
-
Toplantılarda söz dağılımının dengeli olması
-
“Yönetici profili”nin tek bir karakter kalıbına sıkışmaması
Profenimizm cam tavanı konuşmakla kalmaz; o tavanın mimarisini değiştirir.
🚫 Yanlış anlaşılma: Bu bir ayrımcılık mı?
Hayır.
Profenimizm bir grubu diğerine üstün kılmayı değil, oyun alanını eşitlemeyi hedefler.
Amaç ayrıcalık üretmek değil, bariyerleri kaldırmak.
Gerçek profesyonellik potansiyelin cinsiyetle değil, yetkinlikle ölçülmesidir.
🌱 Kurumlar için kazanımlar
Profenimizm yaklaşımını benimseyen organizasyonlarda:
✔️ Çeşitlilik artar
✔️ Bağlılık yükselir
✔️ Yetenek havuzu genişler
✔️ İnovasyon hızlanır
Çünkü farklı bakış açıları rekabet avantajıdır.
✨ İlham veren soru
Belki de en kritik soru şu: Gerçekten eşit bir sistemde miyiz, yoksa eşit göründüğünü varsaydığımız bir yapıda mı çalışıyoruz?
Profenimizm bize şunu hatırlatır: Adalet bir söylem değil, tasarım meselesidir.
Ve güçlü organizasyonlar en çok sesi olanları değil, en çok sesi duyabilenleri büyütür.
Sizce iş dünyasında eşitlik kültür mü, strateji mi olmalı?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder