Logo

Logo

4 Şubat 2023 Cumartesi

Takımlar için metotlar (Part 20) - Bilgi ağacı

Amaç: Katılımcıların bilgi seviyesinin tespit edilmesi

Akış: Bir konu özelinde katılımcıların güncel bilgi durumunu görselleştirmek amaçlı moderatör tüm kişilerden o anda akıllarına gelen önemli içerikleri 10 dakika içerisinde not almalarını ister (her karta bir içerik). Moderatör akabinde tüm kartları ağaç çizimli panoya yerleştirir. Birbirleriyle ilişkili kartlar gruplandırılır ve ağacın yapraklarını oluşturmaya başlar. Kategori bazlı her dala genel anlamda uyan bir başlık yazılır.  

Akılda kalsın: Bu görsel yaklaşımla hızlı bir şekilde katılımcı kitlenin bilgi seviyesi ve olası bilgi eksiklikleri ortaya çıkarılır. Bu doğrultuda ajandada güncelleme yapılabilir. 

Araçlar: Yapışkan kartlar (mümkünse ağaç yaprakları renginde), panoda çizilmiş ağaç resmi

22 Ocak 2023 Pazar

Takımlar için metotlar (Part 19) - Taraftarlı kağıt-taş-makas

Amaç: Büyük ekipleri eğlenceli bir şekilde ısındırmak

Akış: Kalabalık bir grubun (24 kişiden itibaren) enerjisini yükseltmeye ihtiyaç duyulduğunda bir tur kağıt-taş-makas oyunu tercih edilebilir. Her bir katılımcı rastgele bir partner seçer ve oyuna başlar. Kaybeden kişi kazanan katılımcının taraftarı olarak onu desteklemeye devam eder. Kazanan kişi bir sonraki rakibini bulur ve oyunu sürdürür. Bu doğrultuda turu kazanan katılımcı kaybeden tarafın fanlarını da destekçi olarak kendisine dahil eder. Oyun son iki yarışmacı katılımcı kalana kadar bu yöntemle ilerler. Son iki katılımcının birbirine yakın taraftar kitlesi vardır, tezahüratlar eşliğinde desteklenirler. Final oyunu nihai şampiyonu belirler. Sonunda herkes birbirini alkışlar. 

Akılda kalsın: Oyun sırasında sesler yükselebilir ve ara ara gürültü kopabilir. :)

Araç: İlave hiç bir şeye gerek yok

14 Ocak 2023 Cumartesi

Takımlar için metotlar (Part 18) - Benzerlikler üçgeni

Amaç: Üçlü ekipler halinde tanışmayı teşvik etmek

Akış: Üç kişi bir araya gelecek şekilde tesadüfen veya kurayla ekipler oluşturulur. Her ekibe üçgen şeklinde hazırlanmış bir doküman paylaşılır. Üçgen içerisinde bulunan kenarlara bir katılımcının ismi yazlılır. Sonrasında ekipler kendi içlerinde sözlü paylaşım yaparak benzerlikler (örn. hobiler, tercihler, alışkanlıklar, gerçek bilgiler) bulmaya çalışırlar ve üçgen içerisinde yer alan çizgiye not alırlarlar (örn. A ile B kişisi bir benzerlik keşfettiklerinde onları birleştiren çizginin üzerine yazılır). Şayet her üç katılımcıya yönelik bir ortak nokta bulunduğunda, bu benzerliğe yazılı olarak üçgenin ortasında yer verilir. 

Akılda kalsın: Bu metot birbiriyle uzun süredir beraber çalışan ekipler için de pratik edilebilir, burada da zira ekip içerisinde bilinmeyen özelliklerin ortaya çıkması mümkün olabilir.

Araçlar: Kalemler ve üçgen taslağının olduğu not kağıtları

8 Ocak 2023 Pazar

Takımlar için metotlar (Part 17) - Paralar dağıtılsın

Amaç: Karşılıklı ve cesurca geri bildirimler sonrasında yansımasını yapmak

Akış: Her katılımcıya 10 adetlik oyun parası verilir. Moderasyonu yapan kişi daha önce hazırlanmış soruları yönlendirir ve katılımcılardan oyun paralarını kullanarak cevaplandırmalarını ister. İlk etapta sosyal hayata dair sorularla başlamak rahatlatıcı olabilir (örn. Buradan kiminle beraber tatile çıkmak istersin?). Bu doğrultuda katılımcılar en fazla tatil arkadaşı olabileceğini düşündüğü kişilere diledikleri gibi oyun paralarını dağıtabilirler. Her sorudan sonra veya tüm sorular tamamlandıktan sonra minik bir değerlendirme seansı yapılır (örn. Sizce niçin "Serpil" en fazla oyun parasını alan kişi oldu?). Takip sorularının ağırlıklı olarak iş yaşamı özelinde olması tavsiye edilir (örn. Burada en fazla kimin uzmanlığına güvenirsin?; Sence burada kim ekibe liderlik yapabilir?). Seansta gündeme gelecek sorular öncesinde katılımcılarla birlikte de kararlaştırılabilir. 

Akılda kalsın: Bu tip dolaylı geri bildirim içeren bir aktivitede bazı katılımcılara hiç oyun parası verilmeyebilir. Bu durumda moderatör yumuşatıcı bir yaklaşımla devreye girmelidir. 

Araçlar: Oyun paraları ve etkili sorular

31 Aralık 2022 Cumartesi

Yeni yıl, yeni hedefler

Yepyeni bir yıl geliyor... Umut ve heyecanla, bembeyaz bir sayfa ile başlangıç yapmak için harika bir zaman. Gelin 2023 yılı için hedeflerimizi gözden geçirelim. Planladıklarımızı hayata geçirelim, hoşumuza gitmeyen alışkanlıklarımızı sonlandıralım, yıl boyu kararlı bir irade sergileyelim. Yine bundan yaklaşık bir yıl önce blogumda 2022 hedeflerime yer vermiştim. Yıl içerisinde bazılarını güncelledim, yenilerini ilave ettim. Kendimce bu sabah bir öz değerlendirme yaptım (hedeflerimin 19'unu tam veya fazlasıyla başardım, 3'ünü kısmen tamamlayabildim, 7'sini realize edemedim). Hiç planda yokken 2022 yılı içerisinde en kayda değer kararım hem yaşadığım kenti, hem de çalıştığım şirketi değiştirmek oldu.

İşte benim dolu dolu 2023 hedef listem;

  • 2. el otomobil satın almak
  • teknik / fonksiyonel uzmanlık için öğrenme ve gelișim amaçlı yatırım yapmak
  • tribünde spor karșılașmalarını izlemek (hedef 6 maç)
  • her gün İK & iș dünyası ile ilgili min. 30 dakika içerik okumak
  • her hafta min. 4 gün spor yapmak (koșu, fitness, yüzme)
  • her hafta 1 saat İngilizce alışkanlığı için zaman ayırmak (okuma & dinleme)
  • blogumda her hafta 1 yazı yayınlamak
  • 1 Working Out Loud çemberini tamamlamak
  • şirketimi temsilen en az 6 konușma yapmak veya eğitim vermek
  • her gün 1 saat gelișim amaçlı video izlemek veya podcast dinlemek
  • yurt içinde 1 deniz tatili yapmak
  • yurt dıșında 1 kültür turuna çıkmak
  • her hafta min. 1 sosyal aktivite & etkinlikte yer almak (örn. sinemada film, konser, tiyatro oyunu, gösteri, oyun bulușmaları, kültürel / tarihi yerlerin keșfi)
  • yılda 8 kitap okumak (her gün 10 dakika)
  • her gün 20 dakika köșe yazıları okumak
  • hafta içi her gün haber bültenlerini takip etmek
  • her gün finansal esenlik için "MONAY" aplikasyonunu kullanmak
  • derneklerde aktif rol oynamak (PERYÖN, İnsan Kaynakları Meslek Derneği, Fütüristler Derneği)
  • diș hekimine kontrol amaçlı gitmek
  • check-up yaptırmak
  • kıyafet ve kitap bağıșında bulunmak
  • her sabah fiziksel egzersiz yapmak
  • çevremdeki insanlar için hoș sürprizler yapmak
  • mutluluk kavanozu olușturmak
  • hafta sonları 2 saat belgesel izlemek
  • deprem çantası hazırlamak
  • aile ve arkadaşlara düzenli zaman ayırmak

Şimdi sıra sende. Rahatlatıcı bir müzik aç. Kendine sıcak bir içecek koy. Tüm beklentilerini bırak. Hazır olduğunda başla. 

24 Aralık 2022 Cumartesi

Zenginlerle, zengin olmayanlar arasındaki davranış farkı nedir?

  • Zengin "hayatımı ben tasarlarım" diyor; zengin olmayan "hayat bir şekilde oluşuyor" diyor.
  • Zenginlerin para ile olan ilişkisi bir şeyi "başarmak"; zengin olmayanların parayla olan ilişkisi "kaybetmemek" üzerine kurulu.
  • Zenginler "zengin olmaya" karar veriyorlar; zengin olmayanlar "zengin olmak" istiyorlar.
  • Zengin insanlar büyük düşünüyorlar, zengin olmayanların hayal dünyası kısıtlı.
  • Zengin insanlar "fırsatlara"; zengin olmayanlar "engellere" odaklanıyorlar.
  • Zengin insanlar olumlu düşünen, başarılı kişilerle ilişki kuruyorlar; zengin olmayanlar olumsuz düşünen, başarısız kişilerle.
  • Zengin kişiler kendilerini sorunlarından daha büyük hissediyorlar; zengin olmayanlar ise sorunlarının içinde kayboluyorlar.
  • Zengin kişiler elde ettikleri sonuçlara (yani performansa) göre ücretlendirilmek; zengin olmayanlar ise harcadıkları zamana göre ücret istiyorlar.
  • Zengin olanlar her ihtimali düşünüyorlar; zengin olmayanlar tek ihtimal üzerine odaklanıyorlar.
  • Zengin olanlar varlık elde etmek için çalışıyorlar; zengin olmayanlar aylık gelir elde etmek için.
  • Zengin olanlar paralarını akıllı yönetmeyi öğreniyorlar; zengin olmayanlar ise paralarını yönetemediklerine inanıyor ve bunu böyle kabul ediyorlar.
  • Zengin olanlar paralarını kendileri için çalıştırıyorlar; zengin olmayanlar para için çalışıyorlar.
  • Zenginler korkudan ilham alıyorlar; zengin olmayanlar korkunun kendilerini engellemesine izin veriyorlar.
  • Zengin olanlar sürekli öğreniyor ve gelişiyorlar; zengin olmayanlar hali hazırda her şeyi bildiklerini sanıyorlar.
  • Zengin olanlar uzun dönemli düşünüyorlar; zengin olmayanlar kısa süreli.
  • Zenginler fikirler üzerine; zengin olmayanlar ise kişiler ve olaylar üzerine konuşuyorlar.
  • Zenginler değişimi kucaklıyorlar; zengin olmayanlar değişimden korkuyorlar.
  • Zenginler riskleri hesaplıyorlar; zengin olmayanlar risk almaktan çekiniyorlar.
  • Zenginlerin bir çok gelir yolu var; zengin olmayanların ise tek.
Peki siz kendinizi hangisine daha yakın hissettiniz?

18 Aralık 2022 Pazar

Alışkanlıklar & zaaflar

Charles Duhig "Alışkanlıkların gücü" adlı kitabında alışkınlıklarımızı kırmanın ve yerine daha sağlıklı ve işinize yarar yeni tutumlar geliştirmenin üç basamağı olduğunu belirtiyor;

  • İşaret
  • Rutin
  • Ödül
Kilo vermek istediği halde kendini aşırı yemekten alıkoyamayanlar için diyetisyenlerin ilk tavsiyesi; hayatları boyunca fiziksel anlamda en zayıf oldukları günlere ait bir fotoğraf karesi seçip buzdolabına asmaları olur. Eğer böyle bir foto mevcut değilse, hedeflerindeki ince bedeni simgeleyen başka bir görsel seçmelerini isterler. Buzdolabını gören beyin çikolata ve yemek isteğini doğururken, dolabın üzerindeki fotonun amacıysa algıyı şaşırtmaktır.

Bırakamadığınız sigaralar, terk edemediğiniz tatlılar, cayamadığınız kahveler, geri çeviremediğiniz gazlı içecekler... Siz onları bırakmadan onlar sizi bırakacaklar. Ciğerleriniz artık sigara dumanına maruz kalmak istemediğini haykıracak, mideniz gazlı içeceklerinin girişini yasaklayacak. Sinir sisteminiz kafeini reddedecek. Oysa yaşam kaliteniz elden gitmeden "alışkanlık" dediğiniz tekrarlarınızdan vazgeçerek kendi devriminizi yapabilirsiniz. Bu hem sağlığınıza hem de bütçenize fayda getirecektir.

Haydi, hazır yeni yıla girmek üzereyken cesur olun ve zaaflarınızın üstüne gidin. Zaaflarınıza söz geçirin ki cebiniz de bahar dalları gibi yeşillensin.

Zaaflarımın listesi;
  1. Cips ve kolasız duramıyorum.
  2. Sosyal medya bağımlısıyım.
  3. Ayakkabılara dayanamıyorum.
  4. ...
  5. ...
Siz de kendiniz için böyle bir liste yapabilirsiniz.

Yeni bir alışkanlığı hafızaya yerleştirmek için 21 defa hiç ara vermeden tekrar gerekir. Alışkanlıklar tekrarlanarak kazanılır. Örneğin bir türlü düzenli birikim yapamıyorsanız, arka arkaya 21 ay boyunca birikim yaptığınızda bu sizde bir alışkanlık haline gelecektir. Parayı korkmadan konuşabilmek, bütçe yapmak, tasarruflu yaşamak, para biriktirmek, yatırım yapmak... Bunların her biri aynı diş fırçalamak gibi birer alışkanlıktır. Alışkanlıklar değişebilir. 

3 Aralık 2022 Cumartesi

Salman Khan'ın laboratuvar okulunu biliyor muydunuz?

Dünyada bir başka eğitim devrimcisi olan ve 21. yüzyıla damgasını vuran Salman Khan'dan bu içeriğimde bahsetmek isterim. Asıl çıkışı dijital / online okul (Khan Academy) ile olmasına rağmen Salman Khan'da biliyor ki "insan insana dokunuşu olmayan, fiziksel insan temasını, iletişimini bütünüyle yok eden, yok sayan bir modelin" yaşama ya da tam anlamıyla yararlı olma ihtimali yok. Bu doğrultuda laboratuvar okulunda öğrenciler özellikle cuma günleri Salman Khan ile sohbet ediyorlar. Sohbet konuları dünyayı değiştirebilecek teknolojiler, kendi kendine giden arabalar, sanal gerçeklik, insan ömrünün uzatılması, robotlar, uzay hakkında olabiliyor. Birlikte her konunun kolaylaştırıcı, zorlaştırıcı tarafları, problem yaratabilecek senaryolar, beklentiler, çözümler üzerinde irdelemeler, düşünce egzersizleri yapıyorlar.

Hemen her konuda yapılan sohbetler okulda geçirilen zamanın önemli bir kısmını kaplıyor. Öğretmenlere düşen en önemli görev, çocukları daha da yaratıcı, farklı düşünmeye yönlendirecek kışkırtıcı, tetikleyici sorular, yorumlar yaparak onların daha fazla, kapsamlı, yenilikçi, inovatif düşünmesine zemin hazırlamak. Sadece gerektiği, duraklandığı, dağınıldığı zaman sohbeti modere etmek, çocukların odaklanmalarına yardımcı olmak. Ama bunları daima doğal ve sınırlamaksızın yapmak. Asla yargılamamak, üstencil davranmamak, onlarla birlikte sohbete dahil olmak.

Okulda sıralar, dizilmeler yok. Sınıflarda, çalışma ortamlarında öğrenciler seviyelere ayrılmaksızın farklı yaş grupları olarak bir arada projeler üzerinden çalışıyorlar. Geleneksel ev ödevi verilmiyor. Öğrenciler kendi ders programlarını kendileri oluşturuyor, günlük ve dönemlik hedeflerini kendileri belirliyorlar. Öğretmenler onlara sadece yardımcı oluyorlar. Okulda sıradan bir günde bazı öğenciler bir fon kağıdına bayraklar ve haritalar çizerek politika konuşurken, bir başka tarafta bir diğer grup Shrek'in tiyatro versiyonunun provasını yapabiliyor. Başka bir odada ise bir çocuk sessizce günlüğüne bir şeyler yazabiliyor.

Bilgiye değil anlam üzerine yoğunlaşılıyor. Bilginin ne anlama geldiği, gelebileceği üzerine odaklanılıyor. Anlamlandırma yeteneği geliştiriliyor. Sadece öğretmenler değil, yaşça büyük öğrenciler de kendilerinden küçüklere ara sıra değil, sürekli mentorluk yapıyorlar. Örneğin büyükler birbirlerine ve küçüklere nazik yaklaşım gösterdiğinde onlar da saygılı davranmaları gerektiğini hissediyorlar.

28 Kasım 2022 Pazartesi

Urfalıyam ezelden...

Ne bereketli bir yıl oluyor. 6 ay önce Mercedes-Benz Türk'e geri dönüşüm sonrasında geçen hafta yine yeni yeniden bölüm birlikteliğimizin bir başka versiyonu için istikamet Güneydoğu Anadolu oldu. İnsan Kaynakları ekibi olarak yer seçimleri konusunda da ezber bozmaya devam ediyoruz. Haziran'da önce İç Anadolu'nun modern yüzü Eskişehir, şimdi de Şanlıurfa ve Gaziantep... Bir kaç gün önce Gaziantep'de bir okula yapılan hain roket saldırısı acaba dedirtti. Buna rağmen İstanbul'da sabahın köründe havalimanı servisi için alarmlar ayarlandı, lakin hesapta olmayan deprem şokuyla yataktan zıplayarak uyandığımı biliyorum. Bir taraftan uyku dolu gözler, diğer taraftan depremin getirdiği sarsıntıyla İstanbul kafilesi olarak soluğu Şanlıurfa havalimanında aldık. Gece karayoluyla ulaşımı sağlayan Aksaray'dan gelen ekibimizle buluştuk.

Burada ayrı bir parantez açmak isterim. Güneydoğu Anadolu denince 2014 yılından bahsetmeden olmaz. Benim için bir bakıma hayatımdaki kırılma noktalarından biridir. Ekim 2014'de USAP adlı öğrenciler, mezunlar ve akademisyenlerden oluşan bir toplulukla Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın sponsorluğunda Almanya'dan yaklaşık 100 kişilik bir "orduyla" Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin illerini keşfetmiştik. Gezi bittikten sonra tüm kafile Gaziantep'den Almanya'ya uçakla havalanırken ben rotayı içimde yüksek bir heyecan ve belirsizlikle Aksaray'a kırdım. Neden mi? Daha önce başvurmuş olduğum ve telefon mülakatı sonrası İK alanında bir iş fırsatı için belki de Türkiye'deki kariyer yolculuğumun startını vermek üzere yüzyüze iş görüşmesine davet almıştım. Mülakat serilerinin ve işe alım sürecinin nasıl sonuçlandığını az çok biliyorsunuz. :)

Şanlıurfa'da hayatımda gördüğüm en ilginç ve sahici rehber anlatımı eşliğinde tarihe tanıklık ettiğimiz Göbeklitepe ve buranın simgesi olan Balıklıgöl'ü turladık. Otelimizdeki minik bir takım çalıştayı sonrası ver elini tabi ki yöresel sıra gecesi... Tam havaya girmişken bir de baktık ki çalgılı çengili ortam bitti. Hiç umurumuzda değildi, Orhun arkadaşımızın önderliğinde masamızda içimizden gelen şarkılar eşliğinde mekandan artık nazik bir dille çıkmamız istenene kadar eğlenmeye devam ettik. Bu arada öğrendik ki, bir otobüsümüze hırsız girmiş. Hoppala, bir grup arkadaşımız doğru karakola ifadeye... Hızını alamayan bir grup After Party ekibi otel odasında Temel-Dursun eşliğindeki fıkralarla sohbet-muhabbete koyuldu. 

Ertesi sabah benim de çok merak ettiğim batık şehir Halfeti'yi tekne ile yerinde deneyimledik. Özellikle suyun üzerinde kalan cami minaresi görülmeye değerdi. Gezi otobüsümüzde de elbette boş durmadık. Magazinsever bir grup arkadaş "Şokopop quiz game" ile ünlüler dünyasından hayat kurtaran soruları cevaplamayı çalıştı. Şahsen "Summer Stars" kadın takımımızın kazanacağına kesin gözüyle bakarken "Sina Pırlanta" adlı erkek ekibimiz fark atarak beni utandırdı. 2 gün boyunca kebap, şiş ve tatlılara fazlasıyla doyduğumuz gezinin finalini kendi adıma Gaziantep Kalesi'ne çıkarak tamamladım. M. Ö. 3600 yılında inşa edilen kalenin içerisinde müze, cami ve hamam mevcut, heybetli duruşuyla dikkat çeken kalede kazı çalışmaları halen devam ediyor.

Aralık ayında kısmetse İK ekibimizle bu yılın başarılarını kutladığımız yılbaşı yemeğimiz olacak, takipte kalmaya devam edin... We love HR!

24 Kasım 2022 Perşembe

Dijital okullar neden önemli ve gerekli?

  • Online ve dijital araçlar herkes için her yerde ücretsiz ya da çok düşük - kesinlikle klasik okullarla mukayese dahi edilemeyecek makul maliyetlerle - her yerden, her yaştaki insana, istediği derinlikte ve dünya standartlarında eğitim alma olanağı sağlar.
  • Eğitim asla bir kişi veya bir kuruluş tarafından sunulamayacak kadar kapsamlı, derin bileşenleri olan yaşamsal bir ihtiyacın karşılanması, bir çabalar bütünüdür. Ortak çalışma, paylaşma, sürekli geliştirme gerektiren müthiş bir süreçtir. Bu da ancak dijital ağlarla mümkündür. Hiç bir insana-öğretmene dayalı yapı, öğrencilerle tek tek, onlara özgü eğitim, değerlendirme, etkileşim yapmaya yetmez. Bunun fiziksel veya maddi açıdan karşılanması hiçbir insan, toplum ve ülke için mümkün ya da sürdürülebilir değildir. O yüzden insan odaklılığı merkezde tutarak dijital olanaklardan sonuna kadar yararlanmak şart.
  • Eğitim oldukça maliyetli, dolayısıyla düşük gelir seviyesine sahip kişiler, toplumlar için pahalı bir hizmet. Bütün ömür boyunca sürmesi gereken uçsuz bucaksız bir kurgu. Ve cehaleten kaynaklanan her türlü melanetin, musibetin de tek ilacı, çaresi...
  • Teknolojiden, yapay zekadan, robotlardan korkumuzun en önemli gerekçesi "insani dokunuşu" kesmesi, engellemesi. Ya da "yeni şeyler öğrenemeyiz, aklımız ermez bu yaştan sonra" ya da "bacak kadar boyla öğrenemeyiz ki" çekinceleri... Oysa dijital kolaylıklar ile gereksiz zaman, moral, motivasyon kayıplarından, el ve kafa yoran bir sürü zamandan, çabadan, etkiden kurtulan, tasarruf eden öğretmen ve öğrenciler birlikte çok daha kaliteli ve etkin vakit geçirme, sonuçta da kalıcı öğrenme, içselleştirme olanağı yaratabilirler.
  • İdeal bir gerçek sınıf, inanılmaz bir öğretmen ve güvenilebilir kaynaklardan oluşmalıdır. Bu ise tutturulması neredeyse imkansız bir hedef, ideal ve ulaşılmaz bir senaryodur. Bildiğimiz şu dünyada mükemmeliyetin yakalanması en azından tüm insanlık için imkansızdır. Oysa online platformlar, dijital okullar sayesinde büyük ölçüde bu amaç kolaylaştırılabilir ve "çok iyiye" yaklaşmak için ek güç kazanılabilir.
İnsanları en çok insan yapan şey öğrenmek, hayattan dersler çıkarmaksa bunun her kanaldan yapılabilmesinden ve kaynakların çeşitlenerek daha kaliteli, içi dolu hale getirilmesinden daha doğal ne olabilir ki?