Logo

Logo

11 Şubat 2024 Pazar

Endülüs & Portekiz turundan geriye kalanlar... (Part 2)

Granada'daki otelimizde konakladığımız 2023 yılının son sabahında arabesk mimarisi, havuz ve bahçeleriyle göz kamaştıran Alhambra sarayını ziyaret etmek için yola koyulduk. Burası UNESCO dünya kültür mirasları listesinde yer alıyor. Saraya girişte (ki rehberimizin anlatımına göre bilet durumu bir gün öncesine kadar belirsizmiş) İspanyol polisinin hepimizin çantalarını ve eşyalarını bankın üzerine koydurup köpeğe arattırması kolay kolay unutamayacağım sahnelerden biriydi. Sarayın içerisinde yaz mevsiminde bale gösterileri düzenleniyormuş. Özellikle şarap kapısı, aslanlı bahçe ve V. Karl sarayının avlusu aklımda kalan yerler oldu.

Devamında şaşırtıcı mimarisi, görkemli tarihi, beyaz boyalı duvarları ve dolambaçlı sokakları ile adeta bir harikayalar diyarı olan Cordoba'da zaman geçirdik. 10. ve 11. yüzyılda yahudiler, hristiyanlar ve müslümanlar Cordoba'da barış içinde yaşarlarmış. Önemli filozof, bilim insanları ve sanatçıların katkısıyla Cordoba o dönemler Avrupa'nın kayda değer kültür merkezlerinden biri olmuş. UNESCO dünya kültür mirasları arasına giren Cordoba Avrupa'da ilk sokak aydınlatılmasının yapıldığı şehir olarak biliniyor. 15 Türk vatandaşımızın yaşadığı bu kentinden içinden Guadalquivir nehri geçiyor. Burada özellikle dünyanın 3. büyük camisi / katedrali olan Kurtuba camisini görmeden ayrılmamak lazım. Sadece camiyi keşfetmekle kalmadık, aynı zamanda caminin yakınlarından geçen dar sokağın sonundaki bir restoranda Paella'larımızı da yedik. Paella bu arada Türkçe'de "artık" anlamına geliyormuş.

Aynı günde 3. uğradığımız şehir akşam üzeri Sevilla oldu. Endülüs özerk bölgesinin başkenti olan Sevilla'da İspanya meydanında akşam güneşinin batışını deneyimlemek muhteşemdi. Nehir şehri ikiye bölüyor ve güzelliğine güzellik katıyor. Sevilla'nın ilçesi Betis geçmişte Roma'lılar tarafından kurulmuş (Trajan & Hadrianus). Sevilla'daki üniversite 16. yüzyılda çingenelerin çalıştığı eski tütün fabrikasının yerine inşa edilmiş. Tütün ticaretine papaz savaş nedeniyle el koymuş. Sevilla'da ayrıca Airbus firmasının uçak fabrikası bulunuyor. İspanya'nın en fazla güneş enerjisi kullanımı Sevilla halkı tarafından gerçekleşiyor. Dolu dolu geçen bir günün sonunda Sevilla'da şık bir restoranda yemek ziyafeti ve samimi muhabbet eşliğinde 2024'e merhaba dedik.


28 Ocak 2024 Pazar

Endülüs & Portekiz turundan geriye kalanlar... (Part 1)

Hazırsanız 2023 yılına veda ettiğim ve 2024'ün ilk günlerini geçirdiğim Avrupa'nın en güzel ve tarihi bölgelerinden olan Endülüs ve Portekiz turuna dair bilmeniz gerekenleri sizlerle bir yazı dizisi şeklinde paylaşmak isterim. Her iki ülke kültür, sanat, mimari, doğa ve gastronomi açısından oldukça zengin ve çeşitli. 8 gün süren turumuz Endülüs'ün güneyindeki Malaga'dan başlayıp Portekiz'in kuzeyindeki Porto'da bitti. Costa del Sol bölgesinde bulunan ve Pablo Picasso'nun doğduğu Malaga'da normal zamanlarda 600.000 kadar insan yaşarken yaz mevsiminde nüfus 3-4 milyona kadar yükseliyormuş. Özellikle Alman ve İngiliz turistler burayı tercih ediyorlarmış. 1487 yılına kadar müslümanların hakimiyetinde olan Malaga'nın limanı bulunuyor (Puerto Marina). Havanın yaz mevsimini aratmadığı günde özelleştirilmiş yerine halk plajlarının yoğunluğu ve bisiklet kullanımının teşvik edilmesi dikkat çekiyor. Park caddesinde (Paseo de Parque) Latin Amerika'dan çeşitli ağaç türlerine rastladık. Kauçuk ağaçları, maymun çıkmaz ağaçları, Jakaranda ağaçları ve Portakal ağaçları botanik parka hayat veriyorlar.

Malaga'dan ayrıldıktan sonra Sierra Nevada dağlarının eteklerinde bulunan Granada kentine hareket ettik. Granada İspanyolca "nar" anlamına geliyor. Her yanında nar bahçeleri olan yemyeşil bir şehir düşünün. 1225 yılından itibaren Muhammed Nasır Granada emiri olarak hüküm sürmüş ve 1492'ye kadar müslümanlar burada yaşamışlar. Yaklaşık 800 yıl emevi halifeliği ile yönetilen Granada Endülüs'te müslümanların son kalesi olarak yıkılmış. Ek bilgi olarak İspanya'daki iç savaş nedeniyle kadınlar 1978'a kadar oy kullanamamışlar ve finansal sermayeleri eşleri tarafından yönetilmiş. Üniversite şehri olarak da bilinen Granada'nın tarihi sokaklarında eski Arap mahallesi Albayzin'de Carmen evleri gözümüze çarpıyor. Burada ayrıca 2003 yılında medeniyetler arası etkileşimi artırmak amaçlı bir camide ibadete açılmış. Geçmişte Kraliçe Isabel ve Kral Ferdinand hayatlarının son zamanlarını Granada'da geçirmeye karar vermişler. Her ikisi de gotik-barok stilinde inşa edilen Granada katedraline defnedilmişler.


14 Ocak 2024 Pazar

2024 yılı hedeflerinizi belirlediniz mi?

2023 yılını geride bıraktık. Acısıyla, tatlısıyla pek çok şey yaşadık. Şimdi sırada kendimizce öz değerlendirme yaparak güçlü yönlerimizi devam ettirmek, olumsuzluklardan ders çıkararak iyileştirmek var. 2024 ile birlikte önümüzdeki 12 ay boyunca kendimizin daha gelişmiş / güncellenmiş versiyonuna geçmek için yeni adımlar atacağız. Çalışacağız, üreteceğiz, hak yemeyeceğiz, doğru yolda ilerleyeceğiz, yalandan uzak duracağız, seveceğiz, inanacağız, güveneceğiz, sağlığımıza önem vereceğiz ve sevdiklerimizle zaman geçireceğiz.

Kendi alışkanlığım gereği bir süredir yeni bir yıla girerken kişisel hedefler belirlerim. Bunlara ulaşmak için yıl içerisinde harekete geçerim. "Alice harikalar diyarında" kitabında tavşan Alice'e şöyle der: "Nereye gideceğini bilmiyorsan, hangi yoldan gittiğinin hiç bir önemi yok." Bu doğrultuda sizlerle buradan 2024 hedef listemi paylaşmak isterim; 

  • 2. el otomobil satın almak
  • 2023'de katıldığım eğitim içeriklerini gözden geçirmek & ADLER kurumunda profesyonel koçluk sertifika programını başarıyla tamamlamak & İK için yapay zeka ve ChatGPT eğitimine katılmak & Fütürist Akademi'nin "Gelecek bilgisi 101" programında yer almak
  • Almanya'da gerçekleşecek EURO 2024'de Türkiye'nin min. 3 grup maçını tribünde yaşamak
  • her gün İK & iş dünyası ile ilgili trendleri min. 30 dakika incelemek
  • her hafta min. 4 gün spor yapmak (örn. koşu, fitness, yüzme, voleybol)
  • her hafta sonu 1 saat İngilizce için zaman ayırmak (içerik okuma & video izleme)
  • blogumda her hafta 1 yazı yayınlamak
  • şirketi temsilen toplum önünde en az 8 konuşma yapmak veya eğitim vermek
  • hafta içi her gün 1,5 saat gelişim amaçlı video izlemek veya podcast dinlemek
  • yazlıkta min. 4 hafta Workation yapmak (Ağustos-Eylül 2024)
  • yurt dışında 2 farklı kültür turuna çıkmak (Endülüs & Portekiz + kuzey avrupa)
  • her hafta min. 1 sosyal aktivite & etkinlikte yer almak (örn. sinemada film, konser, eğlence, tiyatro oyunu, gösteri, oyun buluşmaları, kültürel & tarihi yerlerin keşfi)
  • yılda min. 8 kitap okumak (hafta içi her gün 10 dakika)
  • hafta içi her gün 20 dakika tercih ettiğim köşe yazılarını okumak
  • hafta içi her gün haber bültenlerini takip etmek (Cüneyt Özdemir & Bold)
  • finansal esenlik için "MONAY" aplikasyonunu daha etkin ve verimli kullanmak
  • derneklerde aktif üyeliğime devam etmek (PERYÖN, İnsan Kaynakları Meslek Derneği, Fütüristler Derneği) ve ilgili zirvelere katılmak
  • min. 1 defa diş hekimine kontrol amaçlı gitmek
  • check-up yaptırmak
  • kıyafet ve kitap bağışında bulunmak
  • her sabah fiziksel egzersiz yapmak
  • çevremdeki insanlar için hoş sürprizler yapmak
  • mutluluk kavanozuna devam etmek
  • hafta sonları 2 saat belgesel izlemek
  • ailem ve akrabalarla düzenli iletişim içerisinde kalmak (örn. yeni yıl, dini bayramlar, doğum günleri, anneler & babalar günü)
  • "Cahide Palazzo" & "Ev Harbiye" mekanlarında eğlenmek
  • beslenme alışkanlığında değişiklikler yapmak (akşam öğününde ekmek yememek; cips, şerbetli tatlı, yaş pasta, meşrubat tüketmemek)
  • gözlüğü değiştirmek
  • yeni kredi kartı çıkartmak
Şimdi sıra sende. Rahatlatıcı bir müzik aç. Kendine sıcak bir içecek koy. Tüm beklentilerini bırak. Hazır olduğunda başla. :)

7 Ocak 2024 Pazar

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 7)

Ve son gün geldi çattı... İtalya'yı gezmeye doyum olmaz. Ayrıca gastronomi dünyasının prestijli platformlarından biri olan Taste Atlas değerlendirmesine göre 2023 yılında dünya mutfakları sıralamasında İtalya zirvede yer alıyor. Turun kapanışı için İtalya sınırlarından çıkarak Slovenya'ya doğru ilerledik. Öncelikle efsane bir manzaraya sahip olan ve çevresinde ruhu dinlendiren bir yürüyüş yolu bulunan Bled gölünde soluğu aldık. Yaklaşık 6 km'lik parkura sahip göl kenarında koşmak, bisiklet sürmek veya hızlı yürüyüş yaparak doğanın keyfini çıkarabilirsiniz. Hatta o gün göle girip yüzenler ve kano yarışları yapan takımlara da rastlamak mümkündü. İnsan gölün etrafındaki tepelerden, sudaki yansımalarından, geleneksel teknelerden ve üzerinde kilise bulunan muhteşem adasından gözünü alamıyor.

Devamında Slovenya'nın başkenti Ljubljana'ya panoramik şehir turu yapmak üzere geçtik. Nehrin çevresinde şekillenen şehir merkezinde Tivoli parkını, parlamento binasını, Ljubljana üniversitesini, eski meydanı ve St. Nicholas katedralini keşfedebilirsiniz. Turda beraber zaman geçirmekten keyif aldığım ekiple akşam yemeği için tesadüfen tercih ettiğimiz restaurantın aşçısının Türk olduğunu öğrendik. Balık ziyafeti sonrası mekandan ayrılmak üzereyken Kütahya'lı aşçımızla tanıştık ve ayak üstü sohbet ettik. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım ve kısa zamana çok yer sığdırdığımız bu turu sonlandırırken bir sonraki yurt dışı seyahat hedefimi belirlemiştim bile...

Slovenya değerlendirmem; 8 / 10


29 Aralık 2023 Cuma

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 6)

Turumuzun 6. gününde Venedik yolu üzerinde Verona'ya uğradık. Verona kuzey-doğu İtalya'nın en önemli turizm merkezlerinden biri olarak biliniyor. Burada tarihteki en büyük aşk hikayesine konu olmuş Romeo & Juliet'in dillere destan evinin önünde upuzun bir kuyrukla karşılaştık. Şehir meydanında opera festivalinin de düzenlendiği heybetli arena gerçekten göz kamaştırıcı. Kent merkezi dikey mimarisiyle 2. dünya savaşı sonrası inşa edilmiş ve 2000 yılında UNESCO dünya kültür mirası listesine girmiş. Piazza Delle Erbe'de bulunan Dante heykeli ve Lamberta ailesinin kulesi gücü simgeliyor. Adige nehrinin üzerinde bulunan 14. yüzyıldan kalma Castelvecchio köprüsü de değişik mimarisiyle görülmeye değer.

Yaklaşık 1,5 saatlik bir yolculuk sonrası Venedik'teki Tronchetto meydanına ulaştık. Kısa bir vapur seferinin ardından San Marco meydanından itibaren panoramik şehir turuyla devam ettik. Çapkınlığıyla tanınan ve Venedik'te dünyaya gelen Casanova'nın adına faaliyette olan otel burada dikkat çekiyor. Sayısız aşk macerası yaşayan Casanova'nın bunu dilbazlığına ve yemek yapma hünerlerine borçlu olduğu rivayetlerde geçiyor. Kadınların gönüllerini fethetmedeki becerisiyle tanınan Casanova'nın kaynaklara göre 122 kadınla birlikte olduğu belirtiliyor. Labirent gibi dar sokaklarda dolaştıktan sonra arkadaşlarla büyük kanalda Venedik'in sembolü olan gondol turunu yapmamak olmazdı tabi. Hep beraber San Marco meydanında kahve / dondurma molası sonrasında İtalya'daki son gecemiz için otele yerleştik.

Verona & Venedik değerlendirmem; 8,5 / 10






17 Aralık 2023 Pazar

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 5)

5. güne başlarken artık Toskana bölgesine veda etme zamanı gelmişti. Hedefte panoramik Milano şehir turu vardı. Milano İtalya'da yaşamak için en pahalı şehir olarak biliniyor. Ne hikmetse o gün bardaktan boşalırcasına yağan yağmur eşliğinde soluğu İtalya'nın en büyük 2. kilisesi olan Milano Duomo'sunda aldık. Bu görkemli eser yaklaşık 500 yılda tamamlanabilmiş. Dünyanın en ünlü moda mağazalarına ev sahipliği yapan caddede turlarken aynı gün moda gösterileri / defilelerinin sergilendiği "Fashion Week" olduğunun farkına vardım. Öğle yemeğinde rehberimizin tavsiyesiyle girdiğimiz restaurantta enfes bir ton balıklı pizza yedim, gerçekten hakkını verdi. 

Günün 2. yarısında Milano'ya 1 saat uzaklıkta olan Como'ya yolculuğumuz devam etti. Alpler'in eteklerinde uzanan büyüleyici manzarasıyla Lombardiya bölgesinin buzul gölü Como'yu adeta kaplıyor, buradaki göl kasabasında yürüyüş yapmak insana adeta huzur veriyor. Aynı zamanda Hollywood ünlülerinin sayfiye yeri olarak kullanılıyormuş. Ben farkına varamasam da turdaki bazı katılımcılar tepedeki Pigra köyüne ulaşımı sağlayan teleferiğe binmişler ve manzaradan oldukça etkilenmişler. Dünyanın en dik teleferik yolculuklarından birisi olarak kabul ediliyormuş. Bu küçük ve tatlı kasabada serbest zaman sonrası otobüs için belirlenen toplanma noktasına ulaşım aşamasında hafif bir kaybolma paniği yaşamam da kendi adıma tuhaf bir duygu oldu.

Milano & Como değerlendirmem; 7 / 10


10 Aralık 2023 Pazar

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 4)

4. gün sabah kahvaltısı sonrası dünyaca ünlü Portofino kasabasına ulaşmak için Genova iline doğru yola çıktık. Tekneyle rengarenk evlerin çevrelediği Portofino'nun küçük limanına geldik. Marinadaki lüks yatlar hemen dikkat çekiyordu. Dar sokakları ve tepelerdeki kale ile kiliseleri keşfederken insanın içini bu efsane manzara karşısında bir huzur kaplıyordu. Ara ara Türkiye'deki magazin haberlerinde buraya ünlülerimizin zaman geçirmek için geldiklerini duyardım. Nitekim ben bizzat şahit olmasam da tur katılımcısı olan bir arkadaşımız Özge Ulusoy'a denk geldiğini bir fotoyla belgelemiş oldu. Bir ünlü avcısı olarak bu anı nasıl kaçırdım, halen aklım almıyor. :)

Öğle yemeğinden sonra (tercihimi deniz mahsullerinin olduğu spagetti'den yana kullandım) günün ikinci yarısında benim için nostalji olacak ve 10 yıl önce ziyaret ettiğim yerlerden biri olan Pisa istikametine doğru ilerledik. Eğik Pisa kulesi ve içinde Pisa katedrali ve vaftizhanesi ile birlikte bulunduğu "Piazza del Duomo" bölgesi'nin UNESCO Dünya Mirasları listesinde yer aldığını vurgulamakta fayda var. Burada özellikle Alman turistlerin ve öğrenci gruplarının yoğunluğu göze çarpıyordu. Bir çok insan klişe haline gelmiş olan kuleyi itme pozunu vererek fotoğraf çektiriyordu. Nerede kaldı yaratıcılığınız? :) Akşam saatlerinde doğayla iç içe olduğumuz Montecatini'deki otelimizde yine sohbet masamızı kurduk ve çeşitli oyunlarla geceyi renklendirdik.

Portofino & Pisa değerlendirmem; 7,5 / 10


3 Aralık 2023 Pazar

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 3)

Turumuzun Roma etabını da tamamladıktan sonra - ki başkentin hakkını vermek için bir günden çok daha fazla zamana ihtiyaç var - sabah kahvaltısı sonrası Floransa'ya doğru harekat başladı. Rotamızın üzerinde İtalya'nın sanat ve genel tarihinde önemli bir yer edinen ve olağanüstü doğal güzelliklere sahip olan Orvieto'ya uğradık. Antik kent merkezine gidebilmek için teleferik kullandık. Burada yapımı tam 300 yılda tamamlanmış ve Meryem'e adanmış olan dünyanın en önemli barok kilisesi sizi karşılıyor.

2000 yılların başında Fatih Terim'in futbol teknik direktörü olarak fırtınalar estirdiği Floransa'da panoramik şehir turuna koyulduk (rehberimizin ifadesine göre Milan'a transferi sonrası buradaki halk tarafından saygınlığını kaybetmiş). Fatih Terim denince bu aralar fon dolandırıcılığı akla gelse de her daim başarılarıyla futbolun imparatoru olarak anılacağı kesin. Burada bize Floransa'da yaşayan yerel bir rehber kulağa hoş gelen ve nükteli anlatımıyla eşlik etti. Üç meydan ve iki büyük caddeden oluşan şehir merkezinde rönesans döneminden bir çok yapıya hayran kalmamak elde değil. Kapısıyla ünlü vaftizhanenin cennete girişi simgelediği anlatılıyor. Herkül ve Davut heykellerine ev sahipliği yapan Piazza Della Signoria'da meşhur "Hannibal" filminin bir sahnesinin çekildiğini belirtmek gerekir. Hiç kuşkusuz beni en çok büyüleyen Floransa'yı ikiye ayıran Arno nehri ve kuyumcularıyla ünlü Ponte Vecchio köprüsü oldu. Rehberimizin tavsiyesiyle akşam yemeğini tercih ettiğimiz restaurantta ("La Bistecca") sebzeli çorba ve dana bifteği tek kelimeyle enfesti. Rivayete göre divamız Bülent Ersoy'un da İtalya'da favori mekanlarından birisiymiş. Günün sonunda Montecatini'de yerleştiğimiz otelin hem ormanlık alanda bol oksijen sunması, hem de açık alandaki bahçesiyle alkol eşliğinde muhabbet ve karaokeye davetiye çıkarması bonus oldu. 

Floransa değerlendirmem; 9 / 10


13 Kasım 2023 Pazartesi

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 2)

Turumuzun 2. gününün oldukça yoğun geçeceğini rehberimiz daha önce bizlere duyurmuştu. Tam bir açık hava müzesi görünümünde olan Roma'da çeşmelerden rahatlıkla su içebiliyorsunuz. "Tatlı hayat" filmiyle ünlenen Aşıklar Çeşmesi'nden günde 3.000 € para çıkarıldığını biliyor muydunuz? Gladyatör savaşlarına ev sahipliği yapan Kolezyum yoğun turist akınına uğruyordu. O dönemlerde savaş esirleri ve mahkumlar da gladyatör olup halkın gözünde idol haline gelip bağımsızlıklarını kazanabiliyorlardı. 135 basamaktan oluşan İspanyol merdivenlerinin "Mission: Impossible 7" filminin galasına ev sahipliği yaptığını hatırlatmakta fayda var. Filmin çekimleri Roma ve Venedik'te gerçekleşmişti. 

Devamında dünyanın en küçük ülkesi olarak bilinen Vatikan'a geçtik. Papanın sanat eserlerine verdiği önem büyüleyici mermerler ve fresklere (örn. Michelangelo imzası) yapılan yatırımlardan fazlasıyla hissediliyor. Hristiyanlığın merkezi olarak kabul edilen San Pietro meydanında bulunan Aziz Petrus Bazilikası'na sıkı güvenlik önlemleri ve ciddi bir bekleme sonrasında giriş yapabildik. Dekolteli kıyafete sahip olan ziyaretçilere müsaade edilmediğini belirtmekte fayda var. Çıkışta ise sembol niteliğinde bir İsviçre'li muhafıza rastlıyorsunuz. Vatikan'da Papa'yı koruma amaçlı 110 kişilik İsviçre'li muhafızlardan oluşan bir ordu görev alıyor.

Bir sonraki durağımız papaların yaz dönemlerinde yaşadığı, doğal güzelliklerin olduğu bölge ve dağ çileği ile ünlü Nemi gölü. Yeşil ve mavinin buluştuğu eşsiz bir manzarada Papa'nın yazlık sarayı bulunuyor. Her yıl yaz mevsiminin başlamasıyla burada çilek festivali düzenleniyormuş. Çilekli tiramisu fazlasıyla tavsiye edilir. Buradan ise alışveriş amaçlı İtalya'nın en ünlü outlet bölgesine uğradık (yıllar önce Hollanda'da gezdiğim Roermond'daki alışveriş sokağını bana andırdı). Dolaşırken gözüme çarpan Samsonite markalı Mercedes-Benz logolu bavul halen aklımdan çıkmadı. :) Akşam yemeği için Roma'ya döndükten sonra kapanışı minik bir gece turuyla tamamladık. Burada özellikle Roma'nın tüm tanrıları için tapınak olarak inşa edilmiş Pantheon göz kamaştırıcıydı. Her ne kadar duvarlarında delikler olsa da yapı oldukça korunmuş durumdaydı.

Roma & Vatikan değerlendirmem; 8 / 10




11 Kasım 2023 Cumartesi

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 1)

Pandemi döneminden bu yana yurtdışı kültür turlarına ara vermiştim. Nihayet kararlı bir tutum sergileyerek sonbaharın başlamasıyla birlikte İtalya gezisine çıktım. 2013 yılından sonra İtalya'ya 2. gidişim oluyor. İstanbul'dan sabahın erken saatlerinde kalkan uçağımız ile tura katılan 45 kişiyle ilk durağımız Güney İtalya'nın Napoli şehri oldu. Soluğu Pompei antik kentinde aldık. Pompei şehri M. S. 79. yılında Vezüv yanardağının patlaması sonucunda 18. yüz yıla kadar 7 metre toprağın altında kalmış. Kazılar sonrası ortaya çıkan evleri, sarayları ve taşlaşmış insanları görme fırsatı bulduğumuz Pompei'de büyük amfitiyatro etkileyiciydi. Bayıltıcı güneşin altında rehberimizin müstehcen kelimeleri kullanmaktan kaçınması (örn. genel ev, cinsel organlar) komik anlara sahne oldu. Pizza Margerita'nın çıkış noktası olarak kabul edilen Napoli'de öğle yemeği için oturduğumuz restorandaki garsonun kaba davranışları bizim masadakileri çileden çıkardı.

Buradan panoramik şehir turu için Napoli'nin merkezine doğru yolculuğumuz devam etti. Meydan ve çevresinde bulunan eserlerin korunmuş olması ve binaların estetiği görülmeye değerdi. Şehrin denize bakan tarafında insanların küçük tekneler ve çakıl taşlar üzerinde güneşlenmesi ilgi çekiciydi. İstanbul'da alıştığımız tablo olan Afrikalı - ekmeğinin peşinde olan - seyyar satıcılar burada da karşımıza fazlasıyla çıktı. Çarşıda hızlı atıştırmalık amaçlı sıklıkla ayak üstü pizzacı ve pastane geleneği gözlerden kaçmadı. Bir de o gün meydanda kurulan geniş alanda "Liberato" adlı şarkıcının konseri öncesinde gençler saatler öncesinden aylak aylak beklemeye başlamışlardı. Konser vaktine kalmadan bizler ilk gecemizi geçirmek üzere Roma'daki otelimize çoktan yol almıştık.

Napoli değerlendirmem; 6,5 /10