8-10 Aralık 2025 tarihleri arasında çıktığımız Monaco-Galatasaray Şampiyonlar Ligi turu da tam olarak öyleydi. Maç takvimdeydi ama bu yolculuk; Akdeniz, parfüm, tarih, alışveriş ve sarı-kırmızı duygularla dolu gerçek bir hikayeye dönüştü.
Güne kahvaltı sonrasında Promenade du Paillon ve Promenade des Anglais boyunca yaptığım keyifli bir yürüyüşle başladım. Deniz, palmiyeler ve sabah güneşi… Nice sabahları gerçekten başka.
Bir sonraki durak: 📸 Villefranche-sur-Mer
Fransa’da milyarderlerin en çok tercih ettiği yarım adalardan biri. Manzara mı? Kartpostal.
Ardından masalsı sokaklarıyla Èze köyü. Burada Fragonard parfüm fabrikasını gezdik.
En çarpıcı bilgi şuydu: 👉 Tek bir parfüm formülü üzerinde 5-8 yıl çalışılabiliyor.
Sabır, emek ve koku… Biraz da kariyer metaforu gibi.
Öğleden sonra Place Massena’da noel pazarı,
📍 Colline du Chateau’dan Nice manzarası,
🚶 Port Lympia boyunca yürüyüş…
Akşam Vieux Nice’te arkadaşlarla yenen keyifli bir akşam yemeğinin ardından artık tek hedef vardı: 🏟️ Stade Louis II - Monaco
Otobüsle Monaco’ya girişte polis eskortu eşliğinde stada ulaştık. Ve sonra olan oldu…
👉 Stadyumu Türkler ele geçirdi.
Maraton tribünü adeta İstanbul’a taşındı. Marşlar, atkılar, sesler…
Bir an için Monaco değil, sanki Aslantepe'deydik.
Son gün rotayı İtalya’ya çevirdik.
🚌 Nice’ten Torino’ya doğru yola çıktık.
📍 Torino Outlet Village
Alışveriş, öğle yemeği, kahve…
Maçın yorgunluğu yerini keyifli bir kapanışa bıraktı.
Akşam saatlerinde Torino havalimanından İstanbul’a dönüş.
Valizler dolu, telefonlar fotoğraf dolu, ama en önemlisi:
👉 Hikayeler dolu.
✨ Son söz
Bu seyahat bize bir kez daha şunu hatırlattı:
Bazı maçlar skorla, bazı yolculuklar ise anılarla kazanılır.
Monaco-Galatasaray maçı bahane, Akdeniz’den prensliğe uzanan bu hikaye ise şahane bir hatıraydı. 💛❤️










Hiç yorum yok:
Yorum Gönder