“Ben eskisi kadar yaşlı hissetmiyorum.”
İşte bu hissin adı: Down aging.
Down aging yaşla olan ilişkimizi yeniden tanımlama cesareti.
Down aging nedir?
Kısaca:
Yaş alırken hafiflemek.
Neden şimdi bu kadar konuşuluyor?
Çünkü klasik senaryo çatırdıyor:
-
“Bu yaştan sonra…”
-
“Artık bana yakışmaz…”
-
“Gençler yapsın…”
Yeni kuşak yaşlanmak istemiyor, ama yaş almaktan da korkmuyor.
Down aging tam burada devreye giriyor: Yaş var ama kalıp yok.
Down aging’in günlük hayattaki halleri
-
🎒 40’ında yeni bir eğitime başlamak
-
🧠 “Ben buyum” demek yerine “Ben değişebilirim” demek
-
👟 Rahat ayakkabıyı şıklığın önüne koymak
-
🎨 Hobi edinmeyi ertelememek
-
😄 Kendinle daha az, hayatla daha çok kavga etmek
Genç görünmek değil, daha canlı hissetmek.
Down aging ≠ Yaşı inkar etmek
Önemli bir ayrım: Down aging yaşını saklamak değil; yaşınla barışmak.
Kırışıklıklar var, evet.
Ama deneyim de var.
Enerji azalabilir, ama seçicilik artar.
Bu bir kayıp değil, bir optimizasyon.
İş hayatında down aging
Down aging kariyerde de kendini gösteriyor:
-
Unvan yerine anlam aramak
-
Daha az toplantı, daha net karar
-
“Hep böyleydi” yerine “Başka nasıl olabilir?”
-
Çok çalışmak değil, akıllı çalışmak
Tecrübe + merak = en güçlü kombinasyon.
Peki down aging nasıl pratik edilir?
Küçük ama dönüştürücü alışkanlıklarla:
-
⏳ Zamanı doldurmak yerine seç
-
🧩 “Yeni” olanla temasını kesme
-
💬 İç sesini yumuşat
-
🛑 Her şeye yetişmeye çalışma
-
🎯 Kendin için çıtayı başkaları koymasın
Down aging bir diyet değil, bir bakış açısı.
Asıl gençlik nerede?
Belki de gençlik; daha hızlı koşmakta değil, gereksiz yükleri taşımamakta.
Down aging bize şunu söylüyor:
“Yaş aldıkça ağırlaşmak zorunda değilsin.”
Kapanış
Bir sonraki doğum gününde kendine şu soruyu sor:
“Bu yıl benden ne eksilsin?”
Cevap gerçek gençliği başlatabilir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder