İşte bu anın bir adı var: Phubbing.
Phubbing nedir?
Karşındaki kişiyi telefonunla görmezden gelmek.
Toplantıda, akşam yemeğinde, arkadaş buluşmasında, hatta en yakın ilişkilerde…
Fiziksel olarak yan yana olsak da zihinsel olarak ekranın içindeyiz.
Hepimiz biraz phubber’ız
-
Bildirim sesi gelince göz kaçırmak
-
“Bir saniye” deyip 10 dakika kaybolmak
-
Sohbetin ortasında sosyal medyada gezinmek
Bunların hepsi küçük gibi görünen ama ilişkilerde mikro kopuşlar yaratan davranışlar.
Neden bu kadar kolay phub’lıyoruz?
Çünkü telefonlar:
-
🎯 Dopamin vaat ediyor
-
⚡ Anında uyarı sunuyor
-
🧠 Beyne “önemli bir şey kaçırıyorsun” hissi veriyor
Yani mesele görgüsüzlük değil; dikkatin kolonize edilmesi.
Ama sonuç değişmiyor:
“Benimle konuşurken başka bir şey daha önemli.”
Phubbing’in görünmeyen bedeli
Araştırmalar diyor ki:
-
Phubbing ilişki doyumunu düşürüyor
-
Güven duygusunu zedeliyor
-
“Değer görmeme” hissini tetikliyor
Ve en tehlikelisi:
Normalleşiyor.
Bir süre sonra kimse itiraz etmiyor.
Sadece herkes biraz daha yalnız hissediyor.
Peki çözüm ne? Telefonu atmak mı?
Hayır.
Ama bilinçli sınırlar koymak mümkün.
Küçük ama etkili “anti-phubbing” alışkanlıkları:
-
📵 Sohbette telefonu ekranı aşağı bakacak şekilde masaya koy
-
⏱ “5 dakika sadece buradayım” niyetiyle konuş
-
👀 Biri konuşurken ekrana değil, gözüne bak
-
🤝 Toplantılarda “telefon molası”nı baştan belirle
Mükemmel olmak değil, farkında olmak yeterli.
Phubbing bir davranıştan fazlası
Phubbing bize şunu soruyor:
“Şu anda gerçekten neredesin?”
Aynı odada olmak yetmiyor artık.
Zihinsel olarak da orada olmak gerekiyor.
Belki de gerçek lüks; daha hızlı internet değil, bölünmeyen dikkat.
Kapanış sorusu
Bir sonraki sohbette kendine şunu sor:
“Şu an karşımda kim var, yoksa elimde ne var?”
Cevap ilişkilerimizin geleceğini söylüyor olabilir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder