Logo

Logo

7 Ocak 2024 Pazar

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 7)

Ve son gün geldi çattı... İtalya'yı gezmeye doyum olmaz. Ayrıca gastronomi dünyasının prestijli platformlarından biri olan Taste Atlas değerlendirmesine göre 2023 yılında dünya mutfakları sıralamasında İtalya zirvede yer alıyor. Turun kapanışı için İtalya sınırlarından çıkarak Slovenya'ya doğru ilerledik. Öncelikle efsane bir manzaraya sahip olan ve çevresinde ruhu dinlendiren bir yürüyüş yolu bulunan Bled gölünde soluğu aldık. Yaklaşık 6 km'lik parkura sahip göl kenarında koşmak, bisiklet sürmek veya hızlı yürüyüş yaparak doğanın keyfini çıkarabilirsiniz. Hatta o gün göle girip yüzenler ve kano yarışları yapan takımlara da rastlamak mümkündü. İnsan gölün etrafındaki tepelerden, sudaki yansımalarından, geleneksel teknelerden ve üzerinde kilise bulunan muhteşem adasından gözünü alamıyor.

Devamında Slovenya'nın başkenti Ljubljana'ya panoramik şehir turu yapmak üzere geçtik. Nehrin çevresinde şekillenen şehir merkezinde Tivoli parkını, parlamento binasını, Ljubljana üniversitesini, eski meydanı ve St. Nicholas katedralini keşfedebilirsiniz. Turda beraber zaman geçirmekten keyif aldığım ekiple akşam yemeği için tesadüfen tercih ettiğimiz restaurantın aşçısının Türk olduğunu öğrendik. Balık ziyafeti sonrası mekandan ayrılmak üzereyken Kütahya'lı aşçımızla tanıştık ve ayak üstü sohbet ettik. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım ve kısa zamana çok yer sığdırdığımız bu turu sonlandırırken bir sonraki yurt dışı seyahat hedefimi belirlemiştim bile...

Slovenya değerlendirmem; 8 / 10


29 Aralık 2023 Cuma

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 6)

Turumuzun 6. gününde Venedik yolu üzerinde Verona'ya uğradık. Verona kuzey-doğu İtalya'nın en önemli turizm merkezlerinden biri olarak biliniyor. Burada tarihteki en büyük aşk hikayesine konu olmuş Romeo & Juliet'in dillere destan evinin önünde upuzun bir kuyrukla karşılaştık. Şehir meydanında opera festivalinin de düzenlendiği heybetli arena gerçekten göz kamaştırıcı. Kent merkezi dikey mimarisiyle 2. dünya savaşı sonrası inşa edilmiş ve 2000 yılında UNESCO dünya kültür mirası listesine girmiş. Piazza Delle Erbe'de bulunan Dante heykeli ve Lamberta ailesinin kulesi gücü simgeliyor. Adige nehrinin üzerinde bulunan 14. yüzyıldan kalma Castelvecchio köprüsü de değişik mimarisiyle görülmeye değer.

Yaklaşık 1,5 saatlik bir yolculuk sonrası Venedik'teki Tronchetto meydanına ulaştık. Kısa bir vapur seferinin ardından San Marco meydanından itibaren panoramik şehir turuyla devam ettik. Çapkınlığıyla tanınan ve Venedik'te dünyaya gelen Casanova'nın adına faaliyette olan otel burada dikkat çekiyor. Sayısız aşk macerası yaşayan Casanova'nın bunu dilbazlığına ve yemek yapma hünerlerine borçlu olduğu rivayetlerde geçiyor. Kadınların gönüllerini fethetmedeki becerisiyle tanınan Casanova'nın kaynaklara göre 122 kadınla birlikte olduğu belirtiliyor. Labirent gibi dar sokaklarda dolaştıktan sonra arkadaşlarla büyük kanalda Venedik'in sembolü olan gondol turunu yapmamak olmazdı tabi. Hep beraber San Marco meydanında kahve / dondurma molası sonrasında İtalya'daki son gecemiz için otele yerleştik.

Verona & Venedik değerlendirmem; 8,5 / 10






17 Aralık 2023 Pazar

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 5)

5. güne başlarken artık Toskana bölgesine veda etme zamanı gelmişti. Hedefte panoramik Milano şehir turu vardı. Milano İtalya'da yaşamak için en pahalı şehir olarak biliniyor. Ne hikmetse o gün bardaktan boşalırcasına yağan yağmur eşliğinde soluğu İtalya'nın en büyük 2. kilisesi olan Milano Duomo'sunda aldık. Bu görkemli eser yaklaşık 500 yılda tamamlanabilmiş. Dünyanın en ünlü moda mağazalarına ev sahipliği yapan caddede turlarken aynı gün moda gösterileri / defilelerinin sergilendiği "Fashion Week" olduğunun farkına vardım. Öğle yemeğinde rehberimizin tavsiyesiyle girdiğimiz restaurantta enfes bir ton balıklı pizza yedim, gerçekten hakkını verdi. 

Günün 2. yarısında Milano'ya 1 saat uzaklıkta olan Como'ya yolculuğumuz devam etti. Alpler'in eteklerinde uzanan büyüleyici manzarasıyla Lombardiya bölgesinin buzul gölü Como'yu adeta kaplıyor, buradaki göl kasabasında yürüyüş yapmak insana adeta huzur veriyor. Aynı zamanda Hollywood ünlülerinin sayfiye yeri olarak kullanılıyormuş. Ben farkına varamasam da turdaki bazı katılımcılar tepedeki Pigra köyüne ulaşımı sağlayan teleferiğe binmişler ve manzaradan oldukça etkilenmişler. Dünyanın en dik teleferik yolculuklarından birisi olarak kabul ediliyormuş. Bu küçük ve tatlı kasabada serbest zaman sonrası otobüs için belirlenen toplanma noktasına ulaşım aşamasında hafif bir kaybolma paniği yaşamam da kendi adıma tuhaf bir duygu oldu.

Milano & Como değerlendirmem; 7 / 10


10 Aralık 2023 Pazar

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 4)

4. gün sabah kahvaltısı sonrası dünyaca ünlü Portofino kasabasına ulaşmak için Genova iline doğru yola çıktık. Tekneyle rengarenk evlerin çevrelediği Portofino'nun küçük limanına geldik. Marinadaki lüks yatlar hemen dikkat çekiyordu. Dar sokakları ve tepelerdeki kale ile kiliseleri keşfederken insanın içini bu efsane manzara karşısında bir huzur kaplıyordu. Ara ara Türkiye'deki magazin haberlerinde buraya ünlülerimizin zaman geçirmek için geldiklerini duyardım. Nitekim ben bizzat şahit olmasam da tur katılımcısı olan bir arkadaşımız Özge Ulusoy'a denk geldiğini bir fotoyla belgelemiş oldu. Bir ünlü avcısı olarak bu anı nasıl kaçırdım, halen aklım almıyor. :)

Öğle yemeğinden sonra (tercihimi deniz mahsullerinin olduğu spagetti'den yana kullandım) günün ikinci yarısında benim için nostalji olacak ve 10 yıl önce ziyaret ettiğim yerlerden biri olan Pisa istikametine doğru ilerledik. Eğik Pisa kulesi ve içinde Pisa katedrali ve vaftizhanesi ile birlikte bulunduğu "Piazza del Duomo" bölgesi'nin UNESCO Dünya Mirasları listesinde yer aldığını vurgulamakta fayda var. Burada özellikle Alman turistlerin ve öğrenci gruplarının yoğunluğu göze çarpıyordu. Bir çok insan klişe haline gelmiş olan kuleyi itme pozunu vererek fotoğraf çektiriyordu. Nerede kaldı yaratıcılığınız? :) Akşam saatlerinde doğayla iç içe olduğumuz Montecatini'deki otelimizde yine sohbet masamızı kurduk ve çeşitli oyunlarla geceyi renklendirdik.

Portofino & Pisa değerlendirmem; 7,5 / 10


3 Aralık 2023 Pazar

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 3)

Turumuzun Roma etabını da tamamladıktan sonra - ki başkentin hakkını vermek için bir günden çok daha fazla zamana ihtiyaç var - sabah kahvaltısı sonrası Floransa'ya doğru harekat başladı. Rotamızın üzerinde İtalya'nın sanat ve genel tarihinde önemli bir yer edinen ve olağanüstü doğal güzelliklere sahip olan Orvieto'ya uğradık. Antik kent merkezine gidebilmek için teleferik kullandık. Burada yapımı tam 300 yılda tamamlanmış ve Meryem'e adanmış olan dünyanın en önemli barok kilisesi sizi karşılıyor.

2000 yılların başında Fatih Terim'in futbol teknik direktörü olarak fırtınalar estirdiği Floransa'da panoramik şehir turuna koyulduk (rehberimizin ifadesine göre Milan'a transferi sonrası buradaki halk tarafından saygınlığını kaybetmiş). Fatih Terim denince bu aralar fon dolandırıcılığı akla gelse de her daim başarılarıyla futbolun imparatoru olarak anılacağı kesin. Burada bize Floransa'da yaşayan yerel bir rehber kulağa hoş gelen ve nükteli anlatımıyla eşlik etti. Üç meydan ve iki büyük caddeden oluşan şehir merkezinde rönesans döneminden bir çok yapıya hayran kalmamak elde değil. Kapısıyla ünlü vaftizhanenin cennete girişi simgelediği anlatılıyor. Herkül ve Davut heykellerine ev sahipliği yapan Piazza Della Signoria'da meşhur "Hannibal" filminin bir sahnesinin çekildiğini belirtmek gerekir. Hiç kuşkusuz beni en çok büyüleyen Floransa'yı ikiye ayıran Arno nehri ve kuyumcularıyla ünlü Ponte Vecchio köprüsü oldu. Rehberimizin tavsiyesiyle akşam yemeğini tercih ettiğimiz restaurantta ("La Bistecca") sebzeli çorba ve dana bifteği tek kelimeyle enfesti. Rivayete göre divamız Bülent Ersoy'un da İtalya'da favori mekanlarından birisiymiş. Günün sonunda Montecatini'de yerleştiğimiz otelin hem ormanlık alanda bol oksijen sunması, hem de açık alandaki bahçesiyle alkol eşliğinde muhabbet ve karaokeye davetiye çıkarması bonus oldu. 

Floransa değerlendirmem; 9 / 10


13 Kasım 2023 Pazartesi

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 2)

Turumuzun 2. gününün oldukça yoğun geçeceğini rehberimiz daha önce bizlere duyurmuştu. Tam bir açık hava müzesi görünümünde olan Roma'da çeşmelerden rahatlıkla su içebiliyorsunuz. "Tatlı hayat" filmiyle ünlenen Aşıklar Çeşmesi'nden günde 3.000 € para çıkarıldığını biliyor muydunuz? Gladyatör savaşlarına ev sahipliği yapan Kolezyum yoğun turist akınına uğruyordu. O dönemlerde savaş esirleri ve mahkumlar da gladyatör olup halkın gözünde idol haline gelip bağımsızlıklarını kazanabiliyorlardı. 135 basamaktan oluşan İspanyol merdivenlerinin "Mission: Impossible 7" filminin galasına ev sahipliği yaptığını hatırlatmakta fayda var. Filmin çekimleri Roma ve Venedik'te gerçekleşmişti. 

Devamında dünyanın en küçük ülkesi olarak bilinen Vatikan'a geçtik. Papanın sanat eserlerine verdiği önem büyüleyici mermerler ve fresklere (örn. Michelangelo imzası) yapılan yatırımlardan fazlasıyla hissediliyor. Hristiyanlığın merkezi olarak kabul edilen San Pietro meydanında bulunan Aziz Petrus Bazilikası'na sıkı güvenlik önlemleri ve ciddi bir bekleme sonrasında giriş yapabildik. Dekolteli kıyafete sahip olan ziyaretçilere müsaade edilmediğini belirtmekte fayda var. Çıkışta ise sembol niteliğinde bir İsviçre'li muhafıza rastlıyorsunuz. Vatikan'da Papa'yı koruma amaçlı 110 kişilik İsviçre'li muhafızlardan oluşan bir ordu görev alıyor.

Bir sonraki durağımız papaların yaz dönemlerinde yaşadığı, doğal güzelliklerin olduğu bölge ve dağ çileği ile ünlü Nemi gölü. Yeşil ve mavinin buluştuğu eşsiz bir manzarada Papa'nın yazlık sarayı bulunuyor. Her yıl yaz mevsiminin başlamasıyla burada çilek festivali düzenleniyormuş. Çilekli tiramisu fazlasıyla tavsiye edilir. Buradan ise alışveriş amaçlı İtalya'nın en ünlü outlet bölgesine uğradık (yıllar önce Hollanda'da gezdiğim Roermond'daki alışveriş sokağını bana andırdı). Dolaşırken gözüme çarpan Samsonite markalı Mercedes-Benz logolu bavul halen aklımdan çıkmadı. :) Akşam yemeği için Roma'ya döndükten sonra kapanışı minik bir gece turuyla tamamladık. Burada özellikle Roma'nın tüm tanrıları için tapınak olarak inşa edilmiş Pantheon göz kamaştırıcıydı. Her ne kadar duvarlarında delikler olsa da yapı oldukça korunmuş durumdaydı.

Roma & Vatikan değerlendirmem; 8 / 10




11 Kasım 2023 Cumartesi

Büyük İtalya turundan geriye kalanlar... (Part 1)

Pandemi döneminden bu yana yurtdışı kültür turlarına ara vermiştim. Nihayet kararlı bir tutum sergileyerek sonbaharın başlamasıyla birlikte İtalya gezisine çıktım. 2013 yılından sonra İtalya'ya 2. gidişim oluyor. İstanbul'dan sabahın erken saatlerinde kalkan uçağımız ile tura katılan 45 kişiyle ilk durağımız Güney İtalya'nın Napoli şehri oldu. Soluğu Pompei antik kentinde aldık. Pompei şehri M. S. 79. yılında Vezüv yanardağının patlaması sonucunda 18. yüz yıla kadar 7 metre toprağın altında kalmış. Kazılar sonrası ortaya çıkan evleri, sarayları ve taşlaşmış insanları görme fırsatı bulduğumuz Pompei'de büyük amfitiyatro etkileyiciydi. Bayıltıcı güneşin altında rehberimizin müstehcen kelimeleri kullanmaktan kaçınması (örn. genel ev, cinsel organlar) komik anlara sahne oldu. Pizza Margerita'nın çıkış noktası olarak kabul edilen Napoli'de öğle yemeği için oturduğumuz restorandaki garsonun kaba davranışları bizim masadakileri çileden çıkardı.

Buradan panoramik şehir turu için Napoli'nin merkezine doğru yolculuğumuz devam etti. Meydan ve çevresinde bulunan eserlerin korunmuş olması ve binaların estetiği görülmeye değerdi. Şehrin denize bakan tarafında insanların küçük tekneler ve çakıl taşlar üzerinde güneşlenmesi ilgi çekiciydi. İstanbul'da alıştığımız tablo olan Afrikalı - ekmeğinin peşinde olan - seyyar satıcılar burada da karşımıza fazlasıyla çıktı. Çarşıda hızlı atıştırmalık amaçlı sıklıkla ayak üstü pizzacı ve pastane geleneği gözlerden kaçmadı. Bir de o gün meydanda kurulan geniş alanda "Liberato" adlı şarkıcının konseri öncesinde gençler saatler öncesinden aylak aylak beklemeye başlamışlardı. Konser vaktine kalmadan bizler ilk gecemizi geçirmek üzere Roma'daki otelimize çoktan yol almıştık.

Napoli değerlendirmem; 6,5 /10


29 Ekim 2023 Pazar

Psikolojik şiddetin türleri

Çalıştığım şirkette DEI (çeşitlilik, eşitlik & kapsayıcılık) hedeflerini hayata geçirmek için bir çok proje grubu oluşmuş durumda. Bunlardan biri olan "Ev içi şiddeti önleme prosedürü" oluşturmayı ve şirket olarak bu durumla karşılaşan çalışan arkadaşımızı destekleyecek uygulamaları belirlemeyi amaçlayan inisiyatifte yer alıyorum. Şiddetin beş türünden biri olan psikolojik şiddetle ilgili son dönemlerde ortayan atılan belli davranışları simgeleyen kavramlar hayatımıza girdi. Geçenlerde İK ekibi olarak Kıbrıs bölüm birlikteliğimizde denizde arkadaşlarla dönen muhabbetlerden biri de bu konu olunca bu haftaki yazının içeriği kendiliğinden şekillenmiş oldu.

  • Ghosting (hayalet davranışı): Hoşlandığını her haliyle belli eden kişinin birden ortadan kaybolması durumu. Ortada bir ayrılık konuşması yoktur. Ama birden iletişimi keser, telefonlarınıza, mesajlarınıza cevap vermez. Böylece ayrılık konuşması yükünü size bırakırlar.
  • Love bombing (aşk bombardımanı): Daha ikinci buluşmada size ne kadar aşık olduğunu söyleyen, aşırı ilgi gösteren ama bir süre sonra bu ilgiyi kaybeden kişinin davranışı. Siz onun aşkı altında ezilirsiniz, hatta aynı şekilde karşılık veremediğiniz için kendinizi kötü hissedersiniz.
  • Zombieing (hortlama): Bir anda ortadan kaybolan sevgilinin bir anda ortaya çıkıp sizinle iletişim kurması. Kafanız karışır, hayatınız allak bullak olur. Tam düzeldim derken yeniden o sıkıntıları yaşamaya başlarsınız.
  • Stashing (saklama): Sevgiliniz sizi gizliyor. Sizinle genellikle evde ya da ücra köşelerde buluşuyor. Bu davranış sakladığı bir şeyler olduğunu gösterir. Ya hayatında başka biri vardır ya da size bugüne kadar söylediği her şey yalandır.
  • Benching (kenarda tutma): Sosyal medyadan mesajlaştığınız kişinin bir türlü görüşmeye yanaşmaması. Çünkü aslında o başkalarıyla görüşüyordur ama sizin de ilginizi diri tutarak kenarda bekletiyordur. Diğer görüşmeleri bittiğinde sizi oyuna sokacaktır.
  • Breadcrumbing (yemleme): Sizinle flört edip hoş jestler yapan ancak buluştuktan sonra bir hafta aramayan, mesajlarına cevap vermeyen ama bir süre sonra yine ortaya çıkıp aynı jestleri yapan kişinin davranışı. Kişi sizin duygularınızla oynuyor ama kendisi gününü gün ediyor.
  • Cushioning (tamponlama): İlişkisi olan ya da evli kişilerin bunu açık açık söyleyerek başkalarıyla ilişki yaşama durumu. Bunu çoğunlukla egolarını tatmin için yaparlar. İlişkileri biterse sizi de bir seçenek olarak düşünürler ama çoğunlukla o ilişkileri bitmeden sizden ayrılırlar.
  • Haunting (musallat olma): Eski sevgilinizin ya da siz ilişki yaşadığınızı düşünürken birden ortadan kaybolan o sinsi kişinin sizi stalk’a alması durumunu yansıtıyor. Sosyal medyadaki fotoğraflarınızı beğenip, story’lerinizi izlemesi söz konusu. Bunu da sıklıkla yapıp size rahatsızlık veriyor.
  • Mansplaining (erkek söylemi): Erkek söylemi adını taşısa da kadınlar tarafından da uygulanan bir şiddet türü. Karşısındaki kişiyi küçük gören, yeteneklerini küçümseyen, sürekli kendisini öven, böbürlenen kişinin davranışı.
  • Gaslighting (akıl karıştırma): Bireyin kendi akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir şiddet türü. En basiti sevgilinizin sizi aldattığından şüpheleniyorsunuz ama o size sürekli “paranoyaksın” diyor. Yani suçlu kendileriyken size suçlu hissettirip bir de özür diletebilirler.
  • Jealousing (kıskançlık): Aşırı kıskançlık gösterip sonra da bunu “seni çok seviyorum, o yüzden kıskancım” cümlesiyle aklamaya çalışma davranışı. Oysa o sizi değil, kendini çok sevdiğinden bu kadar kıskanç.
  • Lying (yalancılık): Başta sizi elde etmek için söylediği yalanlar bir süre sonra sizi elde tutmak için de devam edecektir. Yalanlarına kendileri de inanmaktadır ve yalan söylerken sizin yaşayacağınız psikolojik durumu asla önemsemezler.

15 Ekim 2023 Pazar

Kıbrıs bölüm birlikteliğimizden akılda kalanlar...

Girne sokaklarındaki Ertan marketin alkol stoğunu eritenler, takım aktivitesinde yere düşenler ve fotolar / videolarda şebeklik yapanlar, çocukluk fotolarını quiz game için paylaşıp ortama renk katanlar, dans pistinde kurtlarını dökenler, eğlence kulübünün önünde kadın-erkek eşitliği nedeniyle beklemek zorunda kalan beyefendiler, otelin casino'sunda akşamı sabah yapanlar, Kapalı Maraş gezisine gitmeyip de sosyal medyada oradaydık süsü verenler... :)

İK ekibi olarak yıl boyunca merakla beklenen bölüm birlikteliğimiz için nihayet bu hafta vakit gelip çatmıştı. Durağımız yavru vatan Kıbrıs'tı. Uykusuz ilk gece hem İstanbul, hem Aksaray ekiplerimiz için havalimanı transferiyle başladı. Benim içerisinde bulunduğum servis mini bir Avrupa Yakası turu yaptı, listede ismi geçen 10. arkadaşımızı da sonunda alabildikten sonra Sabiha Gökçen'in yolunu tutabildik. Şoförümüz ara ara söylenip durdu, neyse ki sinir krizine dönüşmeden önce bizi ulaştırdı. Uçakta yanında ve arkasında oturduğum arkadaşlarımı ne kadar uyanık tutmaya çalışsam da uyumak için sanki ant içmişlerdi, beni de pes ettirdiler. İstanbul kafilesi olarak Aksaray ekibinden 1 saat önce Kıbrıs'a ulaşmanın avantajıyla soluğu Girne'nin merkezinde aldık. Hedef alkol / sigara / peynir alışverişiydi, Ertan market bizim tarafımızdan kuşatıldı. 

Akabinde Lord's Palace otelinin enfes mutfağından çıkan lezzetlerle açık büfede kazınan midelerimizi bayram ettirdikten sonra odalarımıza yerleştik. Saatler 16'yi gösterdiğinde 10 ekip halinde "Hazine avı" takım aktivitesiyle tüm tesisi keşfettik, yaratıcılığımızı sergiledik, yarışırken eğlendik ve bu anları videolarla / fotolarla unutulmaz kıldık. Business içerikli kısımda ekip çalışması şeklinde ChatGPT'ye odaklandık ve işimizde / İK aktivitelerinde kullanım alanlarını tartıştık. Akşam yemeği sonrası beach bar alanında kah oyun havaları, kah 90'lar pop eşliğinde pistimiz boş kalmadı. Gecenin yıldızı Saim hocamdı. :) Tabi içki beraberinde su gibi aktı. Yetmez diyenler soluğu yanı başımızda Girne'nin seçkin eğlence mekanı "Odyssey Club" içerisinde aldı. Gece ilerledikçe tıklım tıklım dolan mekanda DJ performansı ve dansçı kadınlar eğlencenin dozunu bir an bile düşürmediler. After party ekibi olarak hızımızı alamadık ve otelin casino'sunda bir tur şansımızı zorladık. Gece saat 2.45 olmasına rağmen burada o anda ne çok tanıdık yüzle karşılaştık, makineler karşısında ve masalarda gece mesaisi vardı.

Ertesi gün ver elini serbest zaman... Dileyenler güneşli havada otelin havuzunda, plajda ve denizde takıldılar, isteyenler rehber eşliğinde hayalet şehir Kapalı Maraş'a hareket ettiler, bazıları da Girne çarşısında turladılar. "Eat & play & relax" mottosunun hakkını veren bir bölüm birlikteliğimiz daha geride kaldı. 2024 için şimdiden geri sayıma geçildi... 
 

1 Ekim 2023 Pazar

Beyaz yaka trendleri (Part 3)

  • Career cushioning (kariyer yastıklama): "Cushioning" kavramı daha çok romantik ilişkilerde kullanılan, kişinin olası bir ayrılığın potansiyel darbesini yumuşatmak için bu ayrılık öncesinde diğer seçenekleri değerlendirdiği bir flört stratejisi olarak ifade ediliyor. Sektörünüzdeki olumsuz gidişat nedeniyle işten çıkarmalar yoğunsa, mevcut iş yerinizden veya rolünüzden memnun değilseniz ya da tükenmişlik sendromu ile baş ediyor ancak işinizden hemen ayrılamıyorsanız, kariyer yastıklama yapmayı düşünebilirsiniz. Bir çok insan tarafından kariyer yastıklama ahlaki açıdan gri bir alan olarak kabul edilebilir. Kariyer yastıklamayı iş arkadaşlarınıza duyurarak yapmamakta fayda var. Ancak kimse kendiniz adına bir B planı yaptığınız için sizi yargılama hakkına sahip değil. İstikrarsız bir ekonomide yaşamak buna uyum sağlamayı da beraberinde getiriyor. Kendinize uygun başka bir iş bulduğunuzda koşullar doğrultusunda bahsi geçen işi dilerseniz kabul etmeyebilirsiniz.
  • Rage applying (öfkeyle iş başvurusu yapma): Çalışanın mevcut kurumundaki rolü veya durumundan duyduğu hayal kırıklığı nedeniyle ani olarak iş başvurusunda bulunmasını içeren bir eğilimi anlatıyor.
  • Shift shock / New hire's remorse (yeni çalışan pişmanlığı): Yeni başlayan bir çalışanın işin beklenenden farklı olması veya kendisi için uygun olmaması sebebiyle işi kabul etmekten pişmanlık duyması durumunda ortaya çıkıyor.
  • Bare minimum monday (asgari pazartesi): İsminden de anlaşılacağı üzere yeni çalışma haftasından hemen önce, pazar günü yaşanan stresi hafifletmek için pazartesi günleri asgari miktarda iş yapmayı anlatıyor. Bu şekilde belleklerimize kazınan pazartesi sendromunun önüne geçilmesi amaçlanıyor.
  • Great breakup: Kadın liderlerin, destek eksikliği, ücret eşitsizliği, ayrımcılık ve iş-yaşam dengesi gibi çeşitli nedenlerle üst düzey rollerini terk etme eğilimlerindeki artış trendini ifade ediyor.
  • The big stay: Çalışanların mevcut işlerinde uzun süre kalma eğilimini yansıtıyor.
  • Hustle culture: Kişinin sürekli çalışma isteğini ve çalışmadığında kendini suçlu hissetme durumunu vurguluyor. Çalışanların kariyerlerinde ilerlemek için normal mesai saatlerinden daha fazla çalışması gerektiği zihniyetini ifade ediyor.
  • Mattering: Çalışanın değerli, başkalarının yaşamında önemli ve olayları etkileme gücüne sahip olduğunu hissetme olarak algılanıyor.