Logo

Logo

3 Ağustos 2020 Pazartesi

Türkiye & Almanya'da işe alım süreçleri nasıl mı? (Part 2)

Bu yazı serimizin ilk bölümünde torpilsiz iş ve ön yazının potansiyel gücünden bahsetmiştim. Devamını getirmek için ben de sizler gibi sabırsızım. :)

  • Yetenek testleri: Türkiye'de karşılaştığım her işe alım sürecinde olmasa bile bir kısmında online yönlendirilen sayısal ve sözel yetenek testlerinin ne kadar gereksiz ve amaca hizmet etmediğini belirtmeden geçemeyeceğim. Standart ve jenerik bir format olmasından ötürü hedef pozisyonla hiç bir ilişkisi yok. Aday için zaman kaybı ve süreç içerisinde olumlu deneyimi baltalayan bir uygulama. Kurumlar da çoğunlukla bu hizmeti satın aldıkları için kaynak israfından başka bir şey değil. Acaba İK profesyonelleri buradan aday ve pozisyon uyumu arasında hangi "olağanüstü" iç görüleri elde ediyorlar? Birileri bana açıklayabilirse ben de aydınlanmış olurum. :)
  • "Sizi biraz bekleteceğiz"... "Az sonra başlayacağız"... "Biz de birazdan hazırız"...: Bu kısa cümleler bir aday olarak size bir yerlerden tanıdık geliyor mu? Yaklaşık 5 aydır mülakatlar / iş görüşmeleri neyse ki online platformlara taşındı. Ne mutlu hem adaylara hem işverenlere... :) Ağırlıklı olarak yüz yüze mülakatların olduğu dönemde Türkiye'de sonu mutlu biten - daha önce çalışmış olduğum 3 şirketin - işe alım süreçlerinde randevu verilen zamanın dışında (çeşitli gizemli gerekçelerle) min. 30 dakika bekletildiğimi daha bugün bile hatırlarım. Adayların heyecanla ve coşkuyla şirkete tam zamanında yetişmek için çabaladıklarını, her geçen ekstra sürenin adayları daha tedirgin ettiğini ve belki bu durumun mülakat performanslarına bile tesir ettiğini hatırlatmakta fayda var.
  • Mülakat başlangıcı & süresi: Bir çok defa aday olarak katıldığım yüz yüze veya online mülakatlarda artık klişe haline gelmiş "Biraz kendinizden bahseder misiniz?" başlangıcına şahit oldum. Bu bende nasıl bir algı bırakıyor, biliyor musunuz? Karşımda şirketi temsil eden kişi(ler) CV'mi pek inceleme zahmetine girmeden bu soruyu yönlendirip arkalarına yaslanıyorlar. Bu arada gözler de özgeçmişin üzerinde tarama modunda ve zaman kazanılmaya çalışılıyor. Çoğu anlatılanlar o anda havada kalıyor. Biraz daha yaratıcı ve şaşırtıcı mülakat başlangıçları ne de güzel olurdu? :) Ayrıca 1 saatlik zaman dilimlerini aşan mülakatlara da aday olarak denk geldim. Her iki tarafında 1 saat geçtikten sonra zihinsel olarak bir odaklanma ve konsantrasyon kaybı olasılığı çok yüksek. Bu nedenle bu kritik zaman eşiğini aşmamakta yarar var diyenlerdenim.

4 yorum:

  1. Merhaba Ahmet, sana katılıyorum:).
    Yetenek Testleri: Best-Fit olan adayı bulmaktan ziyade, yoğun başvuru sayısını düşürmek için kullanılan bir enstrüman, açıkçası bence de zaman ve para israfı.
    Sizi biraz bekleteceğiniz: Maalesef çok sık oluyor:(
    Mülakat başlangıcı: Kesinlikle yapılmaması gereken (No-Go) bir konuya değinmişsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli yorumlarınız için teşekkürler Gürcan bey. Ne de olsa sizin öğrencinizim. :)

      Sil
  2. Ahmet Bey, rica etsem biraz da Almanya süreçlerinden bahsedebilir misiniz? Çünkü efsaneler kol geziyor. Mesela Almanya'da CV'ye referans yazılmıyormuş. Doğru mudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merakın ve ilgin için çok teşekkürler Faruk. Sırada Almanya paylaşımları var. Referans konusuna da bu kapsamda değineceğim. :)

      Sil